Halkın Günlüğü'nü Güçlendirelim

"Bir gazete, sadece bir kolektif propagandacı ve kolektif ajitatör değil, aynı zamanda kolektif bir örgütleyicidir de. Bu bakımdan, yapım halindeki bir binanın çevresinde kurulan iskeleye benzetilebilir; yapının dış kenarlarını belirtir ve yapıcıların birbirleriyle temasını, işbölümünü ve örgütlü çalışmalarının meydana getirdiği ortak sonuçları görmelerini sağlar."
2011 yılında, Devrimci Demokrasi ve önceli olan basın geleneğimizden aldığımız güçle yolumuza devam etme kararı aldığımız Halkın Günlüğü, birinci yılını doldurmanın arifesinde bulunuyor. Olumlu-olumsuz yönleriyle geçen bir yıllık süreç ciddi bir muhasebeye tabi tutulmalı ve hatalardan arınarak, doğruları daha da geliştirerek yolumuza devam etmeliyiz.
Geçmiş sürecin değerlendirmesini yaparken bugün durduğumuz noktayı baz almak bilimsel yöntem olacaktır. Dün önümüze hedef olarak koyduğumuz nokta ile bugün içerisinde bulunduğumuz durum arasındaki açı, başarı ya da başarısızlığın kıstası olacaktır. Bu açıyı hesaplarken objektif ve sübjektif koşulları en doğru tarzda hesap ederek var olan durumumuzu abartısız bir şekilde ifadelendirmeliyiz. Böylesi bir muhasebe “ülkemizdeki devrimci iktidar yürüyüşüne nasıl daha iyi hizmet edilebilinir?” sorusuna vereceğimiz cevapla alakalıdır aynı zamanda. Bu çalışmanın, işin mutfağında emek veren yoldaşlarımızdan dağıtımcısına, okuruna kadar geniş bir yelpazede yapılması da ayrıca önemlidir ve öğretici olacaktır.
Dünden bugüne basın-yayın geleneğimizin misyonu ve niteliği net bir şekilde belirtilmişken bazı dönemlerde bu misyonun gerekliliklerine uymayan anlayışlarla karşılaşabilmekteyiz. “Coğrafyamızda siyasi iktidar hedefiyle beliren bu davranış ve mücadele çizgisiyle saptanan somut görev, Yeni Demokratik kültürün ideolojik-politik-örgütsel inşasıyla Yeni Demokrasinin egemen kılınması görevidir. Bu görevin başarılması için kullanılan örgüt-örgütlenme ve mücadele biçimlerinin önemli bir parçası hiç kuşkusuz ki, Halkın Günlüğü çizgisindeki ideolojik-kültürel cephe ve bunun basın yayın faaliyetidir. Buradan hareketle, “Halkın Günlüğü” gazetesi, Türkiye- Kuzey Kürdistan coğrafyasında Halk Demokrasisi/Yeni Demokratik Cumhuriyet uğruna verilen mücadelenin önemli bir parçası olarak rol üstlenir ve Yeni Demokrasiye duyulan ihtiyacı karşılamanın bir unsuru olarak yayın hayatına girer.”
Bir yıl önce gazetemizin niteliğine vurgu yaparken ifade edilen bu realitenin bazı yoldaşlar tarafından kavranmadığını düşünmekteyiz. Altını çizerek belirtmekte fayda var; Halkın Günlüğü sıradan, ideolojik-politik-örgütsel formülasyonu muğlak, kendiliğinden bir yayın organı değildir. Halkın Günlüğü, Yeni Demokrasi güçlerinin basın-yayın alanındaki en önemli mevzilerinden biridir. Bundandır ki hangi alan ve faaliyet içerisinde olursak olalım Halkın Günlüğü’nü sahiplenmek, örgütlemek, geliştirmek görev ve sorumluluklarımızdandır. Bu görev ve sorumluluğa olan yaklaşımımız aynı zamanda devrimci faaliyet algımızın da göstergelerinden birisidir. Yer yer karşılaştığımız, Halkın Günlüğü’nün durduğu yeri sorgulamaya, onu önemsizleştirip sıradanlaştırmaya çalışan, onunla ilişkilenmesini ekstra bir faaliyet ve lütuf olarak sunan vb. yaklaşımların tümü acilen mahkum edilmeli ve doğru bir şekilleniş yaratılmalıdır. Devrimci faaliyet bütünlüklü bir mücadeleye işaret eder. Parçalı yaklaşımlar, bütünü görmeyip sadece durduğu zemini önemseyen ve buraya kilitlenen anlayışlar bütünü güçlendiren değil zayıflatan bir yerde durur. İktidar yürüyüşünde halkın çeşitli kesimlerini daha etkin bir şekilde örgütlemek için oluşturulan farklı faaliyet alanları ve bu alanlarda görevlendirilen yoldaşlarımızın her biri bu realiteyi bir an dahi akıllardan çıkarmayarak buna göre davranmalıdırlar. Faaliyet alanımız ve görevimiz ne olursa olsun esas olarak Yeni Demokrasi mücadelesi içerisinde olduğumuzu unutmadan mücadele etmeliyiz. Kısaca özetlemeye çalıştığımız bu sakat şekilleniş zaman zaman kendisini çeşitli faaliyet alanlarında göstermektedir. Ve bu sorunla en sık karşılaştığımız alan ise gazetemiz olmaktadır.
Burjuvazinin basın-yayın alanında yaratmaya çalıştığı dezenformasyonun boyutları her geçen gün daha da artmaktadır. Böylesi bir saldırının püskürtülmesinde bütünlüklü mücadele içerisinde devrimci basına büyük bir rol düşmektedir. Bu rolü layıkıyla yerine getirebilmenin yegane koşulu da MLM ilkelere sıkı sıkıya sarılmış, bilimsel, objektif, nitelikli bir kadro ve yayın zeminine yaslanan ve sadece dar bir kadro bütününün değil okurundan, dağıtımcısına kolektif bir çalışmayla inşa edilen bir gazete bu misyonu ancak yerine getirebilir. Bu gerçekliği görmeden ortaya konulan her politika ve pratik burjuvaziye hizmet anlamına gelir.
Birinci yılımızı dolduracağımız şu günlerde daha güçlü, nitelikli, amacına en iyi şekilde hizmet eden bir gazete için Halkın Günlüğü’nü sahiplenelim, güçlendirelim, geliştirelim…

 
Share