Yazarın Diğer Yazıları
İşsizlik Yasaklansın!
Devrimci Cephe
Birlik İsteyen Devrimcilere
Komünist, Bilim İnsanı Özelliğine (de) Sahip Olmalı
İdeolojik Savaş Aracı Medya
Barış Siyaseti ve Çatı Partisi
İnsanlığa Karşı En Büyük Suç
Devrimciler ve Parlamento
Anarşizm Karşıtlığı(?)
Günümüzün Devrimcisi
Savaşa seyirci kalma ayıbı
Karadenizlinin HES isyanı ve ekolojik duyarlılık
Ayaklanma notları
Hemşinli Ziya Hurşit
Ayrılma hakkı
Wikileaks tarzı siyasal teşhir
DEVRİMCİLER ve ÜSLUP
Lazca ve Asimilasyon
12 Eylül’de direnenler de vardı !..
Kürdün özerklik meselesi
Boykot
Kürt'ün kısa tarihi
Kürt Gavroche!
Büyük bir market - Türkiye
‘İslami Yardım Vakfı’nın Gazze seferi!..
TEKEL direnişinde ‘sınıf ahlakı’
Küresel ısınma ve küresel isyan
Memleketin hal ve gidişi
| Kürt Gavroche! |
|
Ve şayet, bir ülkede yaşanan sınıfsal ya da ulusal çatışmaya çocuklar bile katılmaya başlamışsa, o çocukların karşısındaki gücün kazanma şansı azalıyor demektir. Sadık Varer Gavroche… Victor Hugo’nun Sefiller romanını okuyan herkes ‘tanır’ onu. Victor Hugo’nun Paris sokaklarında savaşa ‘sürdüğü’ haşarı çocuk Gavroche, direnişçi kimliğiyle de okuyucunun sempatisini kazanır; Gavroche’un barikatlardaki varlığı yadırganmaz… Paris’te barikat savaşında yer alan Gavroche, daha sonra Filistin’dedir; İsrail’e karşı sürdürülen özgürlük mücadelesinde, ‘intifada çocuğu’dur, askerlere taş atmaktadır. Gavroche, daha sonra Diyarbakır, Hakkari, Van ya da Mardin sokaklarındadır; polise, tanka, panzere taş atmaktadır. Ve ‘Kürt Gavroche’, devlet iktidarının hışmına uğramaktadır… TRT’de, 6 Nisan 2010 tarihinde, İsrail askerlerine taş atan Filistin’li çocuklarla ilgili bir haber yayınlandı: “Filistinlilerin kahramanı Yaser Arafat’ın küçük generalleri, daha minicikken İsrail hapishaneleri ile tanışıyor. İsrail askerleri tarafından tutuklanan Filistinli çocuk sayısı 306’ya çıktı. İsrail’in de imzaladığı Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, 18 yaşın altındakiler çocuk kabul ediliyor. Ancak İsrail, uluslararası hukuka aykırı olarak, 16 – 17 yaşındakileri de yetişkin sayıyor.” Taş atan Filistinli çocukları tutuklayan İsrail’i ‘eleştiren’ iktidar sözcülerinin samimiyetsizliği üzerine edilecek her söz fazlalıktır; “Şiddete karışan çocuk da olsa işlediği suçun cezasını çekmelidir” diyen iktidarın, polise taş attıkları gerekçesiyle tutuklayıp ağır cezalara çarptırdığı Kürt çocuklarının sayısı, İsrail hapishanelerindeki Filistinli çocuklardan az değil… Polise taş atan çocuklar ‘sorununun’ önemini fark etme bahsinde özürlü oldukları anlaşılan ‘ilgililere’ şu bilgiyi vermekte bir sakınca görmüyorum: Kürt çocuklarının polise attıkları şeyin ‘taş’ olması, durumun ciddiyetini değiştirmez; gerçekte bu durumu, “artık çocuklar bile çatışmaya katılıyorlar” şeklinde ‘tercüme’ etmek lazım. Ve şayet, bir ülkede yaşanan sınıfsal ya da ulusal çatışmaya çocuklar bile katılmaya başlamışsa, o çocukların karşısındaki gücün kazanma şansı azalıyor demektir. Geçenlerde, Taraf gazetesinde, Neşe Düzel’in eski MİT Müsteşar yardımcısı Cevat Öneş’le yaptığı enteresan bir röportaj okudum. Devlet iktidarının ‘akıllı adamlarından biri’ gibi gözüken ve işin ciddiyetini anlamış bulunan Cevat Öneş şöyle diyordu: "Gittiğimizde şehir bomboştu. Dükkânların kepenkleri kapalıydı. Sokaklarda sadece taş atan çocukların kurduğu barikatlar vardı. Yaşları beş ila on beş arasında olan çocuklarla güvenlik kuvvetlerinin mahallelerde karşı karşıya geldiklerine bizzat şahit olduk. (…) Devlet gücüyle Hakkârili çocuklar arasında bir köşe kapmaca oynanıyor. Gaz bombaları atılıyor. Yollarda barikatlar kuruluyor, ateşler yakılıyor. Bütün bunlar aynı anda çeşitli bölgelerde oluyor. Bu çocuklar birbirleriyle irtibatlılar. Kontrol edilemeyen bir yapı bu. (…) Bu çocuklar, KCK operasyonuna ya da herhangi birinin polisçe içeri alınmasına tepki duyuyorlar ve harekete geçiyorlar. Bu çocuklarda devlete karşı direnme kültürü var. Bu çocukların hepsi ya boşaltılmış köylerin çocukları, ya da ekonomik zorluklar sonucunda göç edenlerin çocukları. (…) Sadece şunu söylemek yeterli: Taş atan çocuklar sorunu, silahlı eylemlerden çok daha tehlikeli bir sorun.” Evet, mesele budur!.. |

