Perspektif - Diğer Yazılar

next
prev
Sorunları aşmak ve nitel devrimci pratiği geliştirmek

Devrimci hedeflere tabi olarak ve devrimci kaygılarla eylem birliği yapma, ittifak etme veya ortak davranışta bulunmanın biçim ve çerçevesi daha somut ve ayrıntılı olarak bizzat kolektif tartışılarak karara bağlanacak, buralarda ayrıntılandırılacak meselelerdir

Bir kez daha altı çizilmelidir ki, devrimci sınıf güçleri örgütsel bakımdan dağınık ve zayıf durumdadır. Örgütlü bulunan bu güçlerden her hangi birinin kısa sürede ciddi gelişmeler sağlaması (en azından yakın tarihte) fazla mümkün görünmemektedir. Arap ülkelerindeki hareket ve dalgalanmanın yanı sıra, ülke içindeki faşist baskının tırmanışı gibi koşullara rağmen devrimci hareketteki suskunluk devam ederken, yakın zamanda gelişmeden bahsetmek ciddi olamaz.
Hakim sınıflar gasp ettikleri devlet ve buna bağlı tüm olanaklar neticesinde taktik bakımdan son derece büyük bir avantaja sahip olup faşist diktatörlüklerini tam bir terör sultasıyla sürdürmekte, devrimci hareketin nefes almasına fırsat tanımayacak kadar büyük bir kin ve gaddarlıkla saldırmaktadır. Gerici faşist zümrenin ideolojik-politik-örgütsel saldırılarının yanı sıra, birçok sebep örgütlü sınıf hareketinin marjinal konuma sürüklenmesini koşullamaktadır. Sınıf hareketinin örgütsel bakımdan daralması, güdükleşmesi ve en önemlisi de ideolojik ve siyasi olarak deformasyon ve tasfiyeye maruz kalması büyük bir tehdit olarak aktüalitesini korumaktadır. Fakat sınıf hareketinin yaşadığı bu durum bir kader olmadığı gibi, değişmez de değildir. Proleter devrimciler asla çaresiz ve aciz değil; mevcut göreli gerçeği devrimci doğrultuda değiştirme yeteneğine sahiptirler.
Devrimci hareket, özellikle proleter devrimciler geçici şartlarda içinde bulundukları somut negatif gerçeklik karşısında kayıtsız kalamazlar. Ne stratejik doğru yalnız başına yeterlidir, ne de reel politik-pratik gerçek tek başına yeterlidir. Birinden birini yadsımak tek ayaküstünde yürümek olur. O halde geçici gerçek de olsa, somut durum ve reel politikaya-taktik gerçeğin somut sorunlarına eğilmek kaçınılmazdır. Belli araçları devreye sokarak duruma müdahale etmek devrimci sorumluluğun tabii davranışı ve bir parçasıdır. Bu araçlar yaratılabilir, devrimci gelişmelere vesile olunabilir, örgütlü devrimci hareketin durumu lehte geliştirilebilir. Devrim kaygısı devrimcileri arayışlara itmekle birlikte, pratik görevlere de sürükler. Coğrafyamızın örgütlü sınıf hareketi, bugün her zamankinden daha fazla somut adım atma göreviyle karşı karşıyadır.
Tüm sorunları bir çırpıda ortadan kaldırıp, gürbüz bir devrimci hareket pratiği sergilemek kısa sürede mümkün olmayacaktır. Ancak, bazı adımlar atılabilir ki, bunlar geleceğin önemli gelişmelerini gündeme getirebilir veya somut pratikte belli bir varlık göstermek ile birlikte bu zemindeki görevlerin sahiplenilmesi sağlanabilir. Değişik nitelikteki devrimci güçler neden devrimci gelişmelere imza atmak için ortak görevlerde birleşmesin? Devrimci nitelik kıstası esas alınarak demokratik güçler birleştirilmeli ve devrimci ittifakla ortak görevlere sahip çıkılmalıdır. Bu tamamen mümkündür.
Sürecin ağır olduğu açık gerçekken, komünist ve devrimciler açısından durumun iç açıcı olmadığı alenen ortadadır. Komprador sınıfların topyekun saldırı konseptiyle en geniş demokratik hareketi ve örgütlü sınıf hareketini boğmaya çalıştığı, bunun karşısında sınıf hareketinin de örgütsel bakımdan gereğinden fazla güçsüz, etkisiz ve nüfuzsuz olduğu doğrudur. Ancak proleter devrimciler ve devrimciler olarak şartların ve reel gerçeğin esiri olamayacağımız bilinen kesin bir gerçektir.
Sınıf çıkarları ve devrimci ilkeler
Her durum belli ihtiyaçları ileri sürerek önümüze koyar. Bu ihtiyaçların karşılanması tarihsel devrimci ödevdir. Tarihsel görev karşısında pozitif vazife alan devrimci güçlerin her biri örgütsel güç ve siyasi etkinlik bakımından bir birine yakın yetersizlikler içindedir. Kısa vadede devrimci temelde güçlü bir çıkış yapma özelliği devrimci dinamiklerin mevcut pozisyonları da (en azından şimdiki durumda) belirmemektedir. Devrimci cepheden mücadelenin daha güçlü temsil edilmesi, demokratik-devrimci mücadele mevzilerinde belirli bir devrimci gücün (diğer fonksiyonlarla birlikte ve diğer gereksinimlerin yanında) sınıf çıkarları ve devrimci ilkeler etrafında davranış birliğine girmesine bağlıdır.
Yakın tehdit,  ideolojik-politik-örgütsel bütünlük sağlayan karşı-devrimci tasfiye saldırısıdır. Bundan da önemlisi, devrimci hareket bünyesinde yasalcı reformist akımın güçlü olarak filizlenmesi, kendiliğindenci ekonomist eğilim, düzen içi niteliğin benimsenerek bu çerçevedeki mücadele ile yetinilmesi ve devrimci duruşun giderek terk edilmesi yönündeki sağ pasifist durum somut tehlikedir. Faşist saldırıların tırmanması ve devrimci hareketin sinsice tasfiye edilmesi hedefiyle yürütülen demagoji ve yaratılan manipülasyonun kitlelere nüfuz etmesi gerçeği önümüzde duran en somut sorunlardır. Faşizme karşı mücadele veya direnişte, komünist ve devrimci güçler başta olmak üzere, en geniş demokratik kuvvetlerle devrimci-ilerici rolde ortak davranışın sergilenmesi kadar anlamlı, olanaklı ve devrimci bir tutum daha yoktur. Ortak davranışın-eylem birliğinin-ittifakların sergilenmesi, sürecin ve devrimci mücadelenin ihtiyacıdır. Bu ihtiyaç zemininde dayanışma-eylem birliği vb temelinde atılan bu somut adımlar esas-tali anlamında öncelikler meselesidir ve dönemsel görevlerde bilimsel seçiciliktir. Ya da somut koşulların somut tahlili ilkesinin uygulanmasıdır.
Sorun, somut şartlarda geçerli olan uygun yolun bilimsel metotlarla tespit edilmesidir. O halde devrimci hareketin içinde bulunduğu durumdan çıkışın yolunu tartışması zorunludur. Devrimci hareket her şeyden önce, reformizm, yasalcılık, tasfiyecilik ve düzen içi eğilimler noktasında net ve kesin tavır alarak bu burjuva türevlerle arasına kalın çizgiler çekmelidir. Ki, bu meselede devrimci çizgi benimsenip özümsenmeden ileri bir tek adım atılamayacağı açıktır.  
Kuşkusuz ki, soruna dair birçok tartışma yürütülebilir, birçok öneri yapılabilir ve birçok ihtiyaç, araç, yöntem vb ortaya konabilir. Yani, bahsini ettiğimiz genel sorunun aşılması ya da genel ihtiyaçların karşılanması oldukça fazla görevi ve bu görevlerin yürütülmesini öne çıkarır. Ancak, en müspet olanı genellikle pratik adımların atılması, mümkün olan araçların devreye sokulmasıdır. Dahası, etraflı görevlerin parça parça ele alınması ve atılması olanaklı olan adımlar üzerinde yoğunlaşılması kadar, bunların somut tartışılması ve en isabetli-önemli olanların seçilmesi en doğrusudur.
Birlikteliği güçlendirmek devrime hizmet eder
Komünist ve devrimciler belli bir platformda bir araya gelerek devrimin sorunlarına dair görev ve mevcut durumlarını mütalaa etmelidirler. Adı geçen güçlerin devrim ve sınıf mücadelesinin görevleri karşısındaki pozisyonları nedir, devrimimizin ihtiyaçları, sorumlulukları ve görevleri nelerdir? Bu pozisyonu ve tarihin yüklediği görevleri teorik karmaşaya boğmadan bilimsel çıplaklıkla açıklayıp ortaya koymalıdırlar. Sonra kolektif olarak ortaklaşacakları tespitlere uygun pratik araçların yaratılması veya pratik adımların atılmasına geçmelidirler.
Devrimci yapılar gerekli görüşmeler yaparak büyük bir tartışmaya girmeli ve ortak hareket etmenin şartlarını açığa çıkarmalıdırlar. Büyük bir demokratik-devrimci bileşenin oluşturduğu bir eylem platformu kurulmalıdır. Devrimci dayanışmanın bilinçli, planlı eyleme dönüştürülmesi ve demokratik-devrimci mücadele cephesinde süreci omuzlayan bir eylem birliği sistematiği hayata geçirilmelidir. Bu, komünist ve devrimci parti ya da örgütlerin “Birleşik Konferansı” ile mümkün veya olanaklı kılınmalıdır.
Muhtemelen ilkeler cephesinden, yani “ilkeler“ gerekçesiyle bir karşı çıkış ve eleştiri gündeme gelecektir. Buradaki kaygıyı önemsizleştirmeden, bu karşı çıkışın dar dogmatik sığ yaklaşım olduğunu söyleyebiliriz. Yani, ilkeler komünist ve devrimcilerin devrimci birlikler veya ortaklıklar sağlanmasının önünde engel değildir. Hiçbir ilke, komünist ve devrimcilerin devrimci mevzilerde buluşmasını veya devrimin çıkarları esasında ve ortaklaşılabilir mücadelelerde ortak paydalarda buluşmasını yadsımaz-yasaklamaz. Bilakis, komünist ve devrimciler arası dayanışma, çeşitli biçimlerde ittifak ve birlikler gerçekleştirmesi devrimci ilkedir ve tüm devrimci ilkelerin buyruğudur. Hangi ilke komünist ve devrimcilerin devrimin çıkarları üzerinde birleşmesi veya ortak hareket etmesini yasaklar?  Bunun aksini ileri süren fikir ucube olduğu kadar, statik ve kapalı kapıcı dar görüş açısıdır.
Elbette ki, komünist ve devrimciler ilkeleri arkaya atmaz, önde tutarlar. Ve kuşkusuz ki ilkeler tartışma konusu olduğunda onlardan ödün vermezler. Bunun gibi gerçekleştirecekleri tüm eylem ve tüm savunularını ilkelere uygun kurgularlar. İlkesiz bir tek adımı onamaz-tasvip edip uygulamazlar. Komünist ve devrimci güçlerin sınıf mücadelesinin ihtiyaç ve sorunları ekseninde, özellikle de komünist ve devrimci hareketin kabuk bağlamış sorunları ve karşı-devrimci kemirgen tasfiyeciliğin savrulması gibi sorunlar karşısındaki zayıflıklarını giderme hedefiyle bir araya gelmeleri hem stratejik ve hem de taktik bakımdan son derece gerekli olup ilkelere uygundur.
Komünist ve devrimci hareketin içinde bulunduğu durumun ve sınıf hareketinin ihtiyaçları bağlamında güçlü bir birleşik devrimci mevzinin tesis edilmesi için “Birleşik Konferans”ın gerçekleştirilmesi en doğrusudur. Komünist ve devrimci yapıların üs iradesini temsil edecek böylesi bir konferans önemli sorunlara yanıt çıkarabilir ve önemli pratik adımların atılmasına karar vererek devrimci gelişmeleri sürükleyebilir.
İllegal yapılarda bir ortaklığın-ittifakın sağlanması, illegalite şartları ve örgütlerin mevcut durumları gereği, en azından şu an pratik sonuç-kazanım bakımından çok mümkün olmasa da, bu hedeften kopulmamalıdır. Eylem birlikleri veya ittifakların yaşama geçirilmesinde, demokratik alan ve mücadeleler bakımından hiçbir sorun ve erteleyici engel yoktur. Bu alanda büyük devrimci mevziler oluşturulup direnişler geliştirilebilir…
Devrimci hedeflere tabi olarak ve devrimci kaygılarla eylem birliği yapma, ittifak etme veya ortak davranışta bulunmanın biçim ve çerçevesi daha somut ve ayrıntılı olarak bizzat kolektif tartışılarak karara bağlanacak, buralarda ayrıntılandırılacak meselelerdir. Öncelikle, komünist ve devrimci hareket güçlerince devrimin çıkarları ve devrimci hareketin geliştirilmesi uğruna bir tartışma yürütülmesi ve “Birleşik Konferans”ın yapılması hakkında karara varılması gerekmektedir. Can alıcı mesele budur, diğer tartışmalar devrimci olgunluk içinde sonuçlandırılabilir sorunlardır.

Örgütsüzlük tercihi tasfiyeciliğe hizmet eder

Böylesi bir tartışmada es geçilmeyecek güçler de vardır. Tartışma önerisi hiç kuşkusuz ki devrimci olan-devrimin güçleri olan bu kuvvetleri de kapsamaktadır. Devrimci nitelik asla maddi-pratik veya örgütsel güçlülüğü ve zayıflılığı bakımdan ele alınamaz. Nitelik devrimci ise, bir insan da olsa devrimimiz ve devrimci mücadelemiz için gereklidir, önemlidir, bir o kadar da devrimci eylem birliklerinde yer sahibidir. Hiçbir devrimci nitelik izafi olan örgütsel gücüyle değerlendirilemez. Tayin edici olan niteliktir, nicelik değil. Proleter devrimcilerin temel hedeflerinden biri tüm devrimci güçleri proletaryanın bayrağı altında birleştirmektir. Çünkü bu birlik asgari düzeyde sağlanmadan gerici sınıfları alt edip halkın iktidarına ve oradan sosyalizm’e, nihayetinde komünizme varmak tasavvur edilemez. Bu anlamda omünist ve devrimci hareketin-güçlerin ortak davranışı tartışılırken, örgütsüz olan tek tek devrimci güçler unutulamaz. Ancak onların bu kapsamdaki tartışmaya müdahil olması teknik olarak belli engellerle karşı karşıyadır. Bunun için örgütsüzlüklerine son vermelidirler. Devrimci güçlerin dağınıklığı ve örgütsüzlüğü kabul edilemez. Kapitalizm ile sosyalizm arasındaki temel farklardan biri, bireysellik ile kolektivizm arasındaki çatışma veya ayrım noktasıdır. Bilinçli ve sorumlu her devrimci örgütlenerek örgütlü mücadeleye dahil olmalıdır. Bunu benimsemeyenler gerçek devrimci bilinçten ve dolayısıyla gerçek devrimciliğin gerekliliğinden uzaktır. Dolayısıyla örgütsüz olan tek tek devrimciler örgütlü yapılara girerek, devrimciliklerini en gerçek manasına kavuşturarak örgütsel bakımdan daha ileri niteliğe ulaştırmalıdırlar. Bu bilinçli devrimci davranış olduğu kadar zorunluluktur da.
Ne var ki, tek tek devrimcilerin örgütlü pozisyona geçmesinde örgütlü yapıların yaklaşımı ve özellikle demokrasi anlayışları önemli bir rol oynamaktadır. Örgütsüz olan devrimcilerin bilinçli davranışı kadar, örgütlü yapıların da doğru anlayış ve yaklaşımlarla birleştirici-kucaklayıcı olması gerekmektedir ki, belli sorunlara karşın bu şartın olduğunu söyleyebiliriz. Bunun da ötesinde hiçbir gerekçe örgütsüzlüğü haklayamaz.
Komünistlerin, sınıfın ve en geniş manada halkın birliği sağlanmadan devrime varmak olanaksızsa;  yani sınıfın en ileri unsurlarının birliğinin ifadesi olan Maoist Komünist Parti niteliğinde örgütlenmeden sınıf mücadelesine önderlik yapıp onu başarıya taşımak mümkün değilse, öyle de tek tek devrimciler örgütlenmeden devrimcilik yürütemezler. Unutulmamalıdır ki, proletaryanın burjuvaziye karşı mücadelesinde örgütten başka bir silah, başka bir araç yoktur.

 
Share