Musa Anter Kürt ulusunun mücadelesinde yaşıyor

aMusa_Anter_220 Eylül 1992 yılında kontrgerilla tarafından katledilen Musa Anter (Ape Musa) yaşıyor

HABER MERKEZİ (20.09.2011)- Musa Anter 1918 yılında Mardin’in Nusaybin İlçesi’ne bağlı Zivingê köyünde doğar. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirir. Musa Anter İstanbul’da Fırat Öğrenci Yurdu’nu açarak Kürtlerin yaşadığı illerden gelen yoksul gençlere kapılarını açar. Bu dönemde “komünizm propagandası” yapmakla suçlanır ve artan baskılar sonucu yurdu kapatmak zorunda kalır.

Şark Postası ve Dicle Kaynağı’nda yazılar yazar. 1950’lerde çok partili döneme geçilerek demokratik yaşamın başladığı söylemleri dillendirilirken, bu söylemin yalnızca bir aldatmacadan ibaret olduğu yaşanan pratiklerle anlaşılır. 1956 yılında Gelibolu’da yedek subay olarak askerliğini yapar. Daha sonra Amed’e gider. Çeşitli işlerde çalışan Anter, arkadaşlarıyla birlikte İleri Yurt Gazetesi’ni çıkarır. Gazetede Kürtçe olarak yayınlanan Qımıl şiiri ülkemizde büyük yankılar yaratır. 1959 yılında tarihe 49’lar davası olarak geçen tutuklamalarda Anter de tutuklananlar arasındadır. Aslında 50 kişi tutuklanırlar ancak Emin Batu hayatını kaybedince 49 kişi kalırlar ve davanın ismi de böylece tarihe “49’lar Davası” olarak geçer. İdamla yargılanan 49’lar, 27 Mayıs askeri darbesiyle birlikte, afla serbest bırakılırlar.

Hapishanede yazmaya devam eder

Hapishanede kaldığı dönemlerde Birina Reş adlı bir tiyatro eseriyle, Kürtçe-Türkçe, Türkçe-Kürtçe sözlüğü yazar. Hapishaneden çıkınca Deng Dergisi’ni Medet Serhat ve Ergün Koyuncu’yla beraber çıkarırlar. Deng kısa bir süre sonra kapatılır ve yargılanırlar. Barış Dünyası ve Yön dergilerinde yazmaya başlar.

1963 yılı haziran ayında yeniden tutuklanır ve 23 arkadaşıyla birlikte yargılanır. Bu dönemde Mamak, Sultanahmet ve Balmumcu hapishanelerinde kalır. Hapishaneden çıkınca Türkiye İşçi Partisi (TİP)’nde görev yapar ve 1965 yılında Mardin’den aday olur ancak son anda yapılan aday değişikliğiyle birlikte, bağımsız aday olarak seçimlere girer. 1967 yılında Çanakkale’ye bir yıllık sürgüne gönderilir. Burada 38 No’lu Hücre adlı kitabının çalışmaları otel odasında kaybolur.

Musa Anter, direnişin simgesidir

Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO)’nın kurucularındandır. 12 Mart 1971’de tekrar hapishaneye girer ve Seyrantepe Askeri Hapishanesi’nde 3 yıl kalır. 12 Eylül 1980‘de yeniden gözaltına alınan Anter, Nusaybin Hapishanesi’ne konulur. Kısa süre sonra serbest bırakılır. 1985’de yeniden yazın hayatına döner. Vaka-i Name adlı kitabını yazar. Tewlo, Azadiye Welat,Rewşen ve Gündem dergisiyle gazetelerinde Kürtçe, Türkçe makaleler yazar.

1988’de kurulan Halkın Emek Partisi içerisinde yer alır. 1990’lı yılların başlarında Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM)’nin kuruluşunda aktif rol alır. Kürt Enstitüsü’nün de kurucuları arasında yer alan Anter, bu enstitünün başkanlığını da yapar.

Tehdit edilmesine rağmen mücadelesinden geri adım atmadı

Yaşamı Kürt ulusunun mücadelesi içerisinde geçen Musa Anter, Amed Hapishanesi’nde kaldığı dönemlerde Mehmet Uzun’la tanışır ve yazarın gelişimine önemli katkılar sunar. Özgür Gündem Gazetesi’nde çalıştığı dönemlerde sürekli tehdit telefonları almasına rağmen mücadelesinde geri adım atmaz ve Amed’de yaşamaya devam eder.

Musa Anter, 20 Eylül 1992’de Amed’in Seyrantepe Mahallesi’nde kontrgerilla tarafından katledildi.

Musa Anter’in yayınladığı kitaplar: Qimil( Kımıl), Birina Reş (Kara Yara), Kurdi- Turki Türkçe- Kürtçe sözlük Vaka-i Name, Tewlo, Çınaramın, Fırat Marmaraya Akar ve Hatıralarım.

 
Share