|
Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK)’nun da içinde yer aldığı Avrupa’daki demokratik kitle örgütleri; halkların haber alma haklarının engellenemeyeceğini açıkladı HABER MERKEZİ (28.12.2011)- Kürt ulusuna, devrim ve sosyalizm mücadelesi veren devrimci güçlere ve tüm muhalif kesimlere yönelik saldırıları pervasızlaşarak sürdüren faşist Türk devletinin kitlesel gözaltılar ve tutuklamaların AKP’nin olağan uygulamaları haline geldiğini açıklayan Demokratik Kitle Örgütleri Platformu-Avrupa (DEKÖP-A)’nın bileşenleri (ADHK, AvEG-Kon, ATİK, YEK-KOM) tarafından yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Ağustos ayından bu yana bir taraftan Kürdistan coğrafyasını sınır ötesi operasyonlarla sürekli savaş uçaklarıyla bombalayan, diğer taraftan süren askeri operasyonlarda, Kazan Vadisi’nde ve Bingöl’de olduğu gibi kimyasal silahlar kullanarak savaş suçu işleyen ve Kürt gerillasını barbarca katleden Türk devleti, topyekün ve kuralsız bir savaş sürdürmektedir. KCK operasyonu adı altında sürdürülen operasyonlarda, Kürt halkının meşru mücadelesinden yana olan binlerce insan tutuklandı. BDP’ye yönelik tutuklama saldırıları aydınları, yazarları da içine alarak genişledi. PKK lideri Abdullah Öcalan’ın dış dünyadan tamamen tecrit edilmesi ve hiç kimse ile görüştürülmemesi, Öcalan’ın savunmasını üstlendikleri gerekçesiyle avukatları susturmaya yönelik operasyonda 42 avukat tutuklandı. Amaç, sadece gözaltına alınıp tutuklanan avukatların özgürlüğünün kısıtlanması değil, aynı zamanda hakları ihlal edilen insanları savunanlara gözdağı vermektir, Yetmedi! AKP iktidarı 24 Aralık’ta başlattığı Kürt basınına yönelik saldırının ardından, bir seferde 36 gazeteci ve basın çalışanını tutuklayarak yeni bir rekora imza atmış bulunuyor. İstanbul özel yetkili 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla bir günde tutuklanan basın emekçileriyle birlikte 100 civarında tutuklu gazeteci ve basın çalışanıyla, Türkiye’nin dünyanın en fazla gazetecisinin tutuklu olduğu ülke konumunu pekiştirdi. Tüm bu saldırılar başta Kürt ulusal mücadelesi olmak üzere, devrim ve sosyalizm mücadelesini, tüm toplumsal muhalefeti susturmaya, sindirmeye yönelik topyekün bir saldırının birer parçalarıdır. Planlı ve programlı saldırılardır, Türk devletinin Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın itiraflarıyla “Sınır ötesi operasyonlardan KCK operasyonlarına hepsi koordinasyon içinde tartışılmış, kararlaştırılmış, planlanmış ve yürütülmektedir” de ifadesini bulmaktadır. Gazetecilere yönelik son saldırılarla, Türk devletinin ve onun AKP iktidarının faşist ve katliamcı politikalarını, halka, işçi ve emekçilere saldırılarını teşhir eden ve yüzündeki maskeyi düşüren, kalemini halktan yana özgürce kullanan basın emekçileri susturulmak ve halkın haber alma hakkı engellenmek istenmektedir. DEKÖP-A olarak, Türk devletinin Kürt Ulusal Hareketi’ne, devrimci ve sosyalist güçlere yönelik saldırılarını ve son olarak 36 gazeteci ve basın emekçisinin tutuklanmasını şiddetle protesto ediyoruz ve tutuklanan gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Tutuklanan gazeteciler şahsında özel olarak Kürt basınıyla ve genelde saldırıların hedefi olan düzen muhalifi devrimci, sosyalist basınla dayanışma içinde olduğumuzu ilan ediyoruz. Terörle Mücadele Yasası iptal edilmeli, Özel Yetkili Mahkemeler kaldırılmalıdır! Tutuklu gazeteciler serbest bırakılmalıdır!”
|