| Sessizlik şiddeti gizler sessiz kalma! |
|
HABER MERKEZİ (04.12.2011)- 25 Kasım öncesi ve sonrasında ADKH tarafından bir dizi eylem ve etkinlik gerçekleştirildi. ADKH tarafından yapılan açıklama ve eylemler şöyle; “Avrupa Demokratik Kadın Hareketinin 5. Dönem konseyi 2. toplantısının belirlediği görevler doğrultusunda yapılan planlamanın bir sonucu olarak kadına yönelik siddete karşı bir siyasal kampanya yürütmekteyiz. Siyasal kampanyamız Kadın hareketimizin dönemsel bir merkezi görevi perspektifiyle tüm güçlerimizi aktif olarak seferber etmeye özel önem verdik. Dünyadaki kadının genel durumu oldukça kötüdür. Kadın üzerindeki cins baskısı dünyanın her yerinde değişik biçimlerde yaşanmaya devam ediyor. Ancak daha acı bir tablo Türkiye-Kuzey- Kürdistan’da kadına yönelik siddetin bir parçası olan cinayetlerle tam anlamıyla ortadadır. TC devletinin resmi kaynaklarına göre; Türkiye-Kuzey Kürdistan’da her iki kadından biri sistematik dayağa maruz kalıyor. “Coğrafyamızda kadınların %41,9 fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalıyor. % 23.4 ekonomik şiddetin hedefi durumundadır ( işten çıkarma, çalışmaya engel olma gibi). 2001-2011 yılları arasında resmi istatistiklere göre 4410 kadın öldürüldü. Sadece 2009 yılında daha önceki yıllara göre yüzde yüzü aşan bir oranla 1126 kadın öldürüldü.” Yaşadığımız Avrupa’da ölüm vakaları bu denli yüksek olmasada kadına yönelik şiddetin düzeyi hayli yüksektir. “Birleşmiş Milletler (BM), Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Uluslararası Af Örgütü ve AB‘nin resmi istatistik kurumu Eurostat‘ın” rapor ve istatistikleriyle işte dünya kadınının işler acısı durumu: “İngiltere’de 3, Fransa’da ise 4 günde bir kadın öldürülüyor. Almanya’da yılda 300 kadını kocası öldürüyor. Her yıl yaklaşık 45 bin kadın çocuklarını da alıp sığınma evlerine kaçıyor. İngiltere’de, her üç günde bir kadın dövülerek öldürülüyor. Tüm şiddet suçlarının dörtte birini ev içi şiddetler oluşturuyor. İtalya’da öldürülen kadınların yüzde 64’ü evlerinde öldürülüyor. Hollanda’da beş kadından biri, erkek arkadaşının şiddetine uğruyor. Fransa’da 4 günde bir kadın eşi veya erkek arkadaşı tarafından öldürülüyor. Her yıl 25 bin kadın tecavüze maruz kalıyor.” Yani bu sorun sadece şu veya bu ülkede değil dünyamızın içinde bulunduğu bir gerçekliktir. Şüphesiz failler merkezde egemen erkek sistem olmak üzere, onların sisteminin bekçileri durumuna getirilmiş suç ortaklarına dönüştürülmüş kocalar, sevgililer, babalar, abilerdir. Doğrudan cinayet kurbanı olmanın ötesinde intaharlara sürüklenenler ve benzerlerini konu bile etmiyoruz. Kampanyamız bu duruma dikkat çekmek için cok yönlü araçlarla; panel, gece, stantlar, radyo programları, sokak gösterileri, yürüyüşler gibi araçlarla sürdürdük ve 25 Kasım sonrasında da devam edecegiz. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü vesilesiyle gerçekleştirilen eylemlerimizin yapıldığı alanlar:
Fransa- Avrupa Demokratik Kadın Hareketi 25 Kasım kampanyasına Paris’de yapılan panel ile basladı. Panelde Avrupa Demokratik Kadın Hareketi, Yeni Kadın, Fransız Kadın Dernegi ve eski bir polis kadın katıldı. Tüm gruplar kadına yönelik şiddetin coğrafya tanımadığını ve kadının durumu ne olursa olsun hayatının bir döneminde şiddete maruz kaldığını anlattılar. Ayrıca Strasbourg da yapılan panele ıse Avrupa Kürt Kadın Hareketi ve Avrupa Demokratik Kadın Hareketi konusmacı olarak katıldı. Sinevizyon gösterisi ile başlayan panelde 5000 yıldan bu yana yapılan kadın kırımı anlatıldı ve tüm kadın kurumlarının ortak mücadele etmesine vurgu yapılarak kadın cinayetlerinin sebebinin erkek egemen anlayışların yaratmış olduğu bir dünyanın ürünü olarak bakılmalı ve kadının bu varolma mücadelesinde toplumsal mücadelelerin bir parçası olarak ele alınması gerektiğine vurgu yapıldı ve panel müzik dinletisi ile sona erdi. Avusturya- Avrupa Demokratik Kadin Hareketi tarafindan 4 Kasim pazar günü sabahı kadın ve fuhuş ve kadın ve medya konulu eğitim çalışmaları yapıldı. Öğleden sonra Psikolog Aslıhan Karabiber’in katıldığı "Şiddetin bilinçaltı kökenleri nelerdir?” konulu panel gerçekleştirildi. Ikinci çalışma ise Innsbruck derneğinde bir sabah kahvaltısı ve ardından dia gösterimi eşliğinde 25 Kasım’ın tarihçesi anlatıldı ve katılımcı kadınlarında katıldığı sohbet yapıldı. Almanya- Almanya’nın Duisburg kentinde 25 Kasım nedeniyle yapılan eylemde ADKH (Avrupa Demokratik Kadın Hareketi) YJA ( Kürt Kadın Hareketi), ATIF Yeni Kadın, MLPD, Alevi Kültür Merkezi, Solıdarität Internatinal Stadt Frauen Konferans ı şiddete karsı tepkilerini dile getirdiler. Düzenlenen eylemde ADKH Mirabel kardeşlerin kararlığıyla kadına yönelik şiddete karsı toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, ayrımcılığına, ataerkil toplumsal şiddete, aile içi şiddete, savaşa, ırkçılığa ve kadınları yok sayan sistemlere karsı dikkat çekerek, şiddete karşı toplumsal mücadele vermek bütün duyarlı insanların sorumluluğu olduğunu dile getirdi. Köln- Almanya’nın Köln şehrinde Avrupa Demokratik Kadın Hareketi, ,Atik-Yeni Kadin, Sosyalist Kadınlar Birliği, Viyan Kadin Meclisi, Yasamevi Kadin Komisyonu olarak ortak miting düzenlendi... Mitingde şiddete uğramış kadınların resimleri sergilendi ve Almanca bildiri okundu katılımın yoğun olduğu miting etkili oldu. Hamburg- Almanya’nın Hambur şehrinde yine Avrupa Demokratik Kadın hareketi, Nujiyan Kadın Derneği, Atik-Yeni Kadın ve Sol Parti’nin ortaklaşa düzenlediği bir miting yapıldı. Ve Kadına yönelik gerçekleştirilen pervasız şiddete karşı ortak hareket etme mesajları verildi. Hollanda- Hollanda’nın Rotterdam şehrinde ise Avrupa Demokratik Kadın Hareketinin de içinde yer aldığı meşaleli bir yürüyüş yapıldı.”
|

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Ve Dayanışma günü dolayısıyla Avrupa Demokratik Kadın Hareketi’nin(ADKH) başlatmış olduğu kampanyanın çalışmaları devam ediyor
Britanya- Kampanyamızın startı 5 Kasım tarihinde yapılan sokak gösterisi ile verildi. Avrupa Demokratik Kadın Hareketi’nin yaptığı gösteride yüzlerce bildiri dağıtıldı ve İngilizce yapılan konuşmalarla şiddetin boyutları anlatıldı. 26 Kasım Günü Avrupa Demokratik Kadın Hareketi, Sosyalist Kadınlar Birliği, Yeni Kadın ve Cem Evi kadın Komisyonun birlikte organize ettiği Medya, Göçmenlik, Kriz, Din ve Kadın konularının işlendiği çalışma grupları (Workshop) yapılarak şiddetin bu alanlardaki somut tanımlaması yapıldı ve kadınlardan sorular alınarak katılımları saglandı.