Kadın cinayetlerini durduracağız!

25-kasm-125 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü’nde kadınlar alanlara çıkarak taleplerini haykırdı

HABER MERKEZİ (26.11.2011)- Saat 19.00’da Galatasaray Lisesi önünde toplanan kitle kortejin önünde ellerinde katledilen kadınların resimlerinin bulunduğu dövizlerle “Hesap soracağız” pankartını taşırken sloganlar atarak İstiklal Caddesi’nden Taksim Tramvay Durağı’na yürüdü.

Yürüyüş sırasında “Kadın cinayetlerini durduracağız” , “Kızımın hesabını soruyorum” yazılı dövizler ve katledilen kadınların resimleri taşınırken megafonla sesli anonslar yapılarak katledilen kadınların isimleri ve neden katledildikleri söylenerek yürüyüşe devam edildi.

Taksim Tramvay Durağı’nda toplanan kitle adına bir basın açıklaması yapılarak 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü selamlandı. Yapılan basın açıklamasını eylemi örgütleyen kurumlar adına Tuba Gümüş okudu.

Kadınlar olarak mücadelemizi sürdüreceğiz

Basın açıklamasında Dominik Cumhuriyeti’nde katledilen Mirabel kardeşlerin mücadelesine değinilerek hapishanede tecavüz edilerek işkencede katledilen kardeşlerin mücadelesinin her zaman yaşatılacağı anlatıldı. 25 Kasım 1960’da yaşanan bu olayın 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü olarak ilan edildiğinin belirtildiği açıklama şu ifadelerle devam etti:

“ Ülkemizde her gün 5 kadının öldürülmesi ve binlerce kadının şiddete uğraması toplumsal bir travmaya dönüşmüş durumda. Her gün içimizden birilerinin öldürülmesi isyana boğuyor bizi. İnsanlık bu mu? Dedirtiyor adeta. Şiddet tarihsel yazgımız haline getiriliyor. Ev içinde, sokakta, okulda, şehir meydanlarında erkek şiddeti kol geziyor…”

25-kasm-2Kadınlar mücadeleyi sokaklarda veriyor

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın kadına yönelik şiddete karşı sıfır tolerans diye açıklama yapıp toplumun öfkesini yatıştırmaya çalıştığına değinilen açıklama, yeni kurulan bu bakanlığın kadına yöneltilen şiddeti görmezden gelerek yaşananlara zemin hazırlayan bir pratik sergilediğine dikkat çekildi.

Kadınların her alanda çeşitli şiddet biçimlerine maruz kalarak katledildiğinin anlatıldığı basın açıklaması şu ifadelerle sona erdi:

“Birleşerek ve çoğalarak geldiğimiz bu sürecin 2010 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele gününde Meclis’e gittik. Biz orada kadın cinayetlerine karşı mücadele edenler olarak yasal düzenlemeler talebiyle milletvekilleriyle görüştük. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun temsilcileri kadınların varlıkla yokluk arasında verdiği bu savaşın devletin, katilleri caydırıcı düzenlemeler yapması gerektiğini vurguladı.

Biz Münevver davasında davayı adım adım takip edip, avukatıyla mücadelemizi birleştirdik. Her duruşmada adliyelerde sloganlarımız yankılandı. Ve sonunda katil hiçbir ceza indiriminden yararlanamadan 24 yıl hapis cezası aldı. Bu yürüttüğümüz mücadelenin bir sonucudur.

Adaletin terazisinin kefesinde 17 kez koruma talebinde bulunmuş ve korunmadığı için öldürülmüş bir kadın varken, diğer kefesinde cezası sürekli indirimlerle azaltılmış erkeğin olmasına izin vermeyeceğiz. Adaletin terazisinin bir kefesinde 17 kez koruma talebinde bulunmuş ve korunmadığı için öldürülmüş bir kadın varken, diğer kefesinde cezası sürekli indirimlerle azaltılmış erkeğin olmasına izin vermeyeceğiz. Adaletin terazisini eşitleyeceğiz.

Biz kadınların talepleri oldukça açık ve nettir. Öldürülmeden önce ve gerçek koruma istiyoruz. Kadın cinayetlerinin önüne geçecek bir kadın bakanlığı istiyoruz. Kadın katillerine indirim değil ağır ceza verilmesini sağlayan mücadelemizi bu taleplerimizin yerine getirilmesini sağlamak üzere yürütüyoruz. Kadın cinayetlerini durduracak taleplerimizin yerine getirilmesini de sağlayacağına inancımız tamdır.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun mücadelesi, kadınların yaşam mücadelesinin adıdır. Tüm toplumsal mücadelelerle kaderini birleştiren mücadelemiz sonucunda kadınların katledilmediği günleri de kuracağız.”

Kadın bakanlığı kurulmalı

Basın açıklaması Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu yaparken daha sonra kızı katledilen bir kişi yaşadıklarını anlattı. Daha sonra sanatçı Nur Sürer söz aldı ve Sinema Oyuncuları Derneği olarak eyleme katıldıklarını ifade ederek kadına yönelik şiddete karşı erkek egemen yaklaşımı teşhir ederek kadın bakanlığı kurulması talebini açıkladı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı adıyla değiştirilen bakanlığın kadınların mücadelesini görmezden gelen bir adlandırma olduğu ve kadın sorununun devlet tarafından her zaman yok sayılan bir uygulama olduğuna dikkat çekti.

Basın açıklaması ve yürüyüş sırasında kitle, “Asla yalnız yürümeyeceksin” , “Jin jiyan azadi” , “Kadınlar artık susmayacak” , “Adalet biziz susmayacağız” , “Bedenimiz emeğimiz kimliğimiz bizimdir” , “Kadın cinayetlerini durduracağız” sloganları atıldı.

Taksimde yapılan eylem şu kurumlar tarafından örgütlendi: EHP’li Kadınlar, ESP-Sosyalist Kadın Meclisleri, Tüm İGD’li Kadınlar, Ev İşçileriyle Dayanışma Derneği Girişimi, İstanbul LGBTT Sivil Toplum Girişimi, İşçi Cephesi’nden Kadınlar, Kadın Kapısı, SDP’li Kadınlar, Yeni Demokratik Kadın

Eylemi destekleyen kurumlar şunlar: Devrimci Anarşist Faaliyetten Kadınlar, Emek Parti’li Kadınlar, İHD Kadın Komisyonu, ÖDP’li Kadınlar, TKP’li Kadınlar, Kadın Emeği Değerlendirme Vakfı, Gençlik Muhalefetinden Kadınlar

 

 
Share