Dilşat Aktaş yalnız değildir

dilsat-aktas-yalniz-degilHABER MERKEZİ (06.06.2011)- Demokratik Kadın Hareketi (DKH), Galatasaray Lisesi önünde son dönemlerde artan kadın cinayetlerini ve kadına yönelik şiddeti protesto eden bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması sırasında “Kadınların İsyanını Katlederek Yok Edemeyeceksiniz Katledildikçe Örgütleneceğiz Örgütlendikçe Güçleneceğiz”, “Dilşat Aktaş Yalnız Değildir” DKH imzalı pankartlar açıldı. Kadınlar,“Kadınız şiddetin kölesi olmayacağız”,”Kimsenin namusu değiliz olmayacağız”,”Namus töre cinayetlerine son”,”Cinsel ulusal sınıfsal sömürüye son”,”Ev, iş, aş kölesi olmayacağız”  yazılı dövizlerle Ayşe Paşalı ve Dilşat Aktaş’ın resimlerini taşıdı. Açıklama öncesi kadın cinayetlerinin giderek arttığı bir dönemde erkek egemen sistemin sözcülüğüne soyunan Başbakan Erdoğan’ın, kadının kimliğini yok sayan sözleri teşhir edilerek kadınların mücadelesinin engellenemeyeceği anlatıldı.

Kadınlar erkek egemen zihniyetin saldırıları altında

Daha sonra basın açıklamasının okunmasına geçildi. Yapılan açıklamada erkek egemen bakış açısının kadınların yaşam hakkını elinden almaya devam ettiği, kadınların namus, aşk, tahrik, boşanma istemi vb. nedenlerle katledildiği anlatıldı. Erkek egemen sistemin kadınlara gözdağı vererek ‘had’lerini bildirdiği ifadeleriyle devam eden açıklama sistemin bütün kurumsal yapılanmasında kadını yok sayan pratiklerin yaşandığı açıklamalarıyla devam etti.

Koruma isteyen kadınlar ölüme gönderildi

Açıklamada, bile bile ölüme gönderilen kadınlardan Hülya Tazegül’ün 19 Mayıs 2011’de  ‘koca’sı tarafından boşanmak istediği için öldürülmesine, Ayşe Paşalı’nın eski eşi tarafından defalarca tehdit edilmesine ve koruma istemesine rağmen 10 yerinden bıçaklanarak öldürülmesine değinildi. Hülya Tazegül’ün de defalarca savcılığa başvurarak koruma talep etmesine rağmen önlem almayan devletin ihmali sonucu öldürüldüğü ifadelerinin yer aldığı açıklama, kadının bedenini, emeğini, kimliğini yok sayan düzenin kadınları korumamasının nedeninin kolayca anlaşıldığı, ülkemizde kadına yönelik şiddetin devlet eliyle meşrulaştırıldığı anlatıldı.

Arkadaşlık teklifini kabul etmediği için öldürüldü

14 Mayıs’ta Büşra Ceylan’ın Hasan Akbulut tarafından ‘arkadaşlık teklifini reddettiği için” bıçaklanarak öldürüldüğünün anlatıldığı açıklama sınıflı toplumlarda cinsiyetçi yaklaşımların varlığını pekiştirerek devam ettirdiği, kadınların geleneksel anlayıştan koparak kendi mücadelelerini vermeye başlamalarıyla birlikte erkek egemen zihniyetin kadına yönelik şiddetini, daha da örgütlü bir şekilde devam ettirdiği anlatıldı.

Dilşat Aktaş yalnız değildir

Basın açıklamasında, Hopa’da yaşanan olayları protesto eylemi sonrası polislerin saldırısı sonucu kalça kemiği kırılan ve felç olma tehlikesi yaşayan Halkevleri MYK üyesi Dilşat Aktaş’ın ülkedeki ‘demokrasi’den payını aldığının anlatıldı.  Başbakan Erdoğan’ın Dilşat Aktaş’la ilgili, “Kız mıdır kadın mıdır bilemem çıkmış panzerin üzerine benim polisime saldırıyor” diyerek kadına bakışını açıkça ortaya koyduğu belirtildi.  Bu yaklaşımın salt Erdoğan’a has bir yaklaşım olmadığı devletin kadına yönelik bakışının bir yansıması olduğu ifadelerinin yer aldığı açıklama erkek egemen sistemin kadının bedeni üzerinden elini çekmediği sözleriyle devam etti.

Kadınlar olarak örgütlü mücadeleye devam edeceğiz

Basın açıklaması şu ifadelerle sona erdi: “ Emeği sömürülen, bedeni katledilerek yaşam hakkı elinden alınan, kimliği yok sayılan biz kadınlar bu ablukayı dağıtmadığımız, örgütlülükte ısrar etmediğimiz müddetçe ezilmeye, sömürülmeye, tecavüze uğramaya, kalça kemiklerimiz kırılmaya, katledilmeye devam edeceğiz.

Demokratik Kadın Hareketi olarak; kadınların katledilerek erkek egemen zihniyetlerce yaşam hakkının elinden alınmasına karşı, kadına yönelik her türlü şiddete karşı emekçi kadınlarla bir araya gelip isyanımızı, mücadelemizi büyüteceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz. Emeğimize ve geleceğimize sahip çıkmak için tüm kadınları sokağa, mücadeleye, örgütlenmeye çağırıyoruz.”

 
Share