YÖK protestoları başladı

DGH_edirne_YK_protestosuKuruluşunun 30. Yılında YÖK, birçok ilde üniversite öğrencileri tarafından protesto ediliyor

EDİRNE (02.11.2011) - Trakya Üniversitesi Öğrencileri, 1 Kasım Salı günü yaptıkları eylemle YÖK'ü protesto etti. Trakya üniversitesi Öğrencileri zamlara, geleceksizliğe, soruşturmalara, polis-ÖGB terörüne, anti-bilimsel eğitime, “sözde ileri demokrasiye” dur demek için dün saat  12.00'da Fen-Edebiyat Fakültesi önünde bir araya gelerek buradan rektörlüğe yürüdü. Yürüyüş esnasında diğer fakültelerden ve dersten çıkan öğrencilerin de katılımıyla kitlesel bir eylem gerçekleştirildi.

Yürüyüş boyunca sık sık  “Eşit, parasız, bilimsel ve anadilde eğitim”, “Halk için bilim halk için eğitim”, “Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez” , "Rektöre verecek har(a)cımız yok” sloganları atıldı. Rektörlük önüne gelen öğrenciler burada okudukları basın açıklamasında öğrencilerin YÖK hakkındaki düşünceleri ve taleplerini dile getirdi. Basın metninde şunlara değinildi: "Uygulanan politikalar, eğitimi ve bilimi metalaştırmakta, üniversiteleri şirketleştirmekte, üniversite bünyesindeki ilişkileri vahşi rekabet üzerine inşa etmekte, üniversite emekçilerinin iş güvencesini yok etmekte, üniversiteyi geniş halk kesimlerine değil egemenlere hizmet eden kurumlar haline getirmektedir. Böyle bir eğitim sistemini hayata geçirmeyi hedefleyen devlet kurumunun genel olarak ezme ezilme ilişkilerine dayanan kapitalizm için biçilmiş kaftan olduğu da açıktır. Bildiğimiz gibi bu dönem başında har(a)çlara yapılan fahiş oranlardaki zamlar öğrencilerin alanlarda hep birlikte karşı çıkmasıyla geri çekilmişti. Ancak gözünü cebimize dikmiş olan sistem bu dönem har(a)çlara %20 civarında bir zamla bir kez daha karşımıza çıkacaktır. Öte yandan sadece parasız eğitim istedikleri için arkadaşlarımız Ferhat Tüzel ve Berna Yılmaz 18 ay F tipi hücrelerde hapsedilmiş, özgürlükleri ellerinden alınmıştır. Bunun yanı sıra bu ülkede çocuğunun okul aidatını ödeyemediği için okulun camlarını silerken ölen annelerimiz, annesi dershane parasını ödeyemediği için tutuklanan ve buna dayanamayıp intihar eden Soner Sinan Sipahi gibi gençlerimiz var.

YÖK' le birlikte sermayenin eline geçen üniversite, ancak parası olanın okuyabileceği bir kurum haline gelmiştir. Liseden mezun olup üniversiteye girebilmek; bin bir zorluğu aşmak, binlerce lirayı harcamak demektir. Liseler işlevsizleştirilmiş, lise eğitimi ancak dershanelere vererek parası olanların satın alabileceği bir hizmet olmuştur. Üniversiteler ise artık harç, barınma, yemek, ulaşım gibi giderleri karşılayabilen müşterilerin erişebileceği ticari işletmelerdir. Emlakçıların, ev sahiplerinin öğrencileri bir sömürü kaynağı olarak gördüğünü, YÖK' ün yeni üniversiteler açarken bölgenin ekonomik kalkınmasını hesapladığı kadar öğrencilerin barınmasıyla ilgili hiçbir şey yapmadığı da ortadadır. Yemekhanelerin kapasitelerinin yetersizliğiyle öğrenciyi kampus içerisindeki diğer bir rantın göbeğine atarak kafelere yönelttiği de göz önündedir.

Örgütlü bir gücün karşısında hiç bir kuvvetin duramayacağı bir gerçektir. Bizler mücadelemiz içerisinde, tarihimizde de bugünümüzde de örgütlülüğümüzden aldığımız güçle egemenlerin üzerine gitmeye devam edeceğiz. Eğitim sistemini ve üniversitelerimizi bilimden, demokrasiden, haklardan uzak bir kışlaya çevirmeye çalışanlara karşı mücadelemiz onlar gidinceye kadar devam edecektir. Mücadelemiz YÖK' ü kaldıracaktır, üniversiteleri özgürleştirecek ve en temel hakkımızı  ''eğitim hakkımızı'' alana kadar devam edecektir.”

 Üniversite öğrencileri tarafından yapılan eylem mücadele çağrısı ve kararlılığı vurgusuyla sonlandırıldı.

 
Share