|
İçeriden askeri ve siyasi operasyonlara ve tecride karşı başlatılan süresiz-dönüşümsüz açlık grevine dışarıdan da 2 günlük açlık grevi desteği sürüyor!
HABER MERKEZİ (21.02.2012)- Hapishanede bulunan BDP’li milletvekilleri Selma Irmak ve Faysal Sarıyıldız’ın başlatmış olduğu süresiz-dönüşümsüz açlık grevine dışarıdaki BDP ve blok milletvekilleri de destek veriyor.
Kürt ulusu üzerindeki baskı ve zulüm politikalarını sürdüren TC devletine karşı Diyarbakır Hapishanesi’nde bulunan ve içerideyken seçilen BDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak ve Faysal Sarıyıldız’ın başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevine dışarıdan destek amacıyla BDP ve blok milletvekilleri "Savaş değil müzakere, tecrit değil özgürlük” talebiyle 2 günlük açlık grevi başlattılar.
Kürt ulusal sorununda gelinen süreçte, artan askeri ve siyasi operasyonlara, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin derinleştirilmesine karşı süresiz-dönüşümsüz açlık grevini sürdüren Selma Irmak ve Faysal Sarıyıldız’a dışarıdan da 2 günlük açlık greviyle BDP ve blok milletvekilleri destek verdi.
BDP Genel Merkezi'nde 2 günlük açlık grevi başlatan BDP ve blok milletvekilleri yaşanan sürecin hükümete bir uyarı olduğunu belirterek "Türkiye tehlikeli bahara yelken açıyor. Bizde zulüm karşısında kendi bedenlerimizi ortaya koyarak buna tepki gösteriyoruz" diyerek DİHA muhabirine 2 günlük açlık greviyle ilgili açıklamada bulundular. BDP Muş Milletvekili Demir Çelik: "AKP faşizminin Türkiye halklarına kazandırdığı zulüm, baskı ve şiddet olmuştur. AKP iktidarlaştıkça devletleşen yaklaşımı ile toplumu ipotek altına almaya çalışıyor. Toplumu teslim almaya çalışarak kendi iktidarını sürdürmeye çalışıyor. Bu zihniyettir ki BDP ve Kürt kurumlarına yönelik siyasal operasyonlar başlattı. Bu operasyonlarda yeri geldiğinde belediye başkanları, yeri geldiğinde parti çalışanları, emekçiler ve gazetecilerden oluşan insanları tutukladı. 6 bine yakın insanımız bu operasyonlarla tutuklandı. Türkiye'de yaşananların Alman Nazizm dönemine eş değer süreçler gibi. Bu faşizm uygulaması ile Türkiye halkları karşı karşıyadır. BDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy: "Gelişen olaylar karşısında duyarsız kalmak mümkün değil. Her insan sürecin olumluya evirilmesi için çaba göstermeli. Bir taraftan askeri ve siyasi operasyonlar yapılıyor. Demokrasinin bütün yolları kapanmış insanlar bu yolu açmak için artık bedenlerinin ölüme yatırıyor. Buna rağmen hükümet teki duyarsızlık devam ediyor. Bu hükümete bir uyarıdır. Hükümetin bu süreci iyi kavraması gerekiyor. İnsanların yapacakları bir şey kalmazsa kendilerini ölüme yatırır. Hükümetin PKK Lideri Abdullah Öcalan ile yeniden diyalog ve müzakere çalışmalarını başlatması gerekiyor. Ama hükümet bunu ısrarla görmezden gelmek istiyor. Önümüz yazdır. Bu yaşanan süreç daha da derinleşebilir. Bu işin altında kimin kalacağı çok belli değil.’’ BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu: "Aslında bugün Türkiye'de bölge illerinde olağanüstü bir durum yaşanıyor. Seçilmişler cezaevlerinde tutuluyor. Tabi bu arkadaşlarımız en son çare olarak bedenlerini ölüme yatırıyorlar. Geçmişte de insanlar en son çare olarak bedenlerini ölüme yatırarak mücadele etmişlerdi. Bu grevimiz AKP'nin ikiyüzlü politikalarını deşifre ederek uyarmaktır. Eğer bu yöntemde onların vicdanında bir iz bırakmıyorsa. Artık bu onların maskesinin düşmesi demektir. Cemaat, AKP ve polis birleşerek Kürtler üzerinde bir sindirme politikası yürütüyorlar. BDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken: Türkiye'de topyekun bir tasfiye süreci yaşanıyor. Bu siyasi-askeri operasyonlar ve tecrit eli ile yürütülmeye çalışılıyor. Son olarak ta Roboski'de yaşadığımız gibi sivil halka yönelik bir katliam oldu. Tüm bu yaşananlar nedeni ile cezaevlerinde süresiz-dönüşümsüz açlık grevleri başlatıldı. Bizde savaş ve tasfiye konseptini boşa çıkarmak ve cezaevindeki arkadaşlarımıza destek amacıyla bunu gerçekleştiriyoruz." BDP Hakkari Milletvekili Esat Canan: "Hatırlıyorum 1992 yılında da TBMM Genel Kurulu'nda bir açlık grevi gerçekleştirilmişti. 1992 bugün 2012 aradan bu kadar süre geçmiş olmasına rağmen ne yazık ki bu askeri ve sivil operasyonlar devam ediyor. Bu nedenle biz bir kez daha böyle bir açlık grevini yaptık. Keşke Türkiye bu ortamı hak etmemiş olmasaydı. Son dönemde uygulanan bu zulüm karşısında kendi bedenlerimizi ortaya koyarak buna tepki gösteriyoruz." Hakkari Milletvekili Adil Kurt: "Kürtler geride bıraktığımız 30 yıl açısında çekmedikleri zulüm kalmadı. Ölümü, talanı, imhayı yaşadılar. Ancak içinde bulunduğumuz süreç bütün bu süreçlerin tamamından çok daha hassas ve kritik. Kanımda biz çok tehlikeli bir bahara yelken açıyoruz. Türkiye tehlikeli bir bahara yelken açıyor. Bu baharın demokrasi ve özgürlüklere vesile olmasını arzu ettiğimiz için bugün bu eylemin içindeyiz" BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel: ‘’AKP hükümetinin uyguladığı savaş stratejisi süreci tıkadı. Kürt sorunun barışçıl çözümü ve Sayın Öcalan'ın bu sürece katılımı konusunda arkadaşların talepleri vardı. Bu bizim de talebimizdir. Türkiye'deki halklar eşit özgür yurttaşlık temelinde yeniden bir vurgu olmalıdır. AKP hükümetinin sık sık kullandığı kardeşlik vurgusu artık bunu karşılamıyor. AKP hükümeti de önceki hükümetler gibi imha ve asimilasyon politikasını devraldı. Eylemimiz aynı zamanda Türkiye kamuoyuna bir çağrıdır. Artık yaşanan bu sürecin nereye geleceğini görmelidirler. Buradan halkımıza da bir çağrı yapıyorum. Bu ülkede gerçek anlamda özgürlüğün inşası için duyarsız kalmamalarını istiyorum."
BDP Genel Merkezi’nde BDP ve blok milletvekillerinin 2 günlük açlık grevine çeşitli siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri tarafından yapılan destek ziyaretleri de devam ediyor.
|