| Maoist Komünist Partisi’nden açıklama |
|
HABER MERKEZİ(21.02.2012)- Maoist Komünist Partisi-Merkez Komitesi imzasıyla yayınlanan açıklamayı öneminden dolayı olduğu gibi yayınlıyoruz: “Uluslararası Devrimci Kamuoyuna Zorunlu Açıklama: Adımıza Kullanılan İmzayı Tekzip Ediyoruz! Komünist Yoldaşlar, Devrimci Dostlar; Bilindiği gibi, Uluslararası Komünist Hareket’in (UKH’in) embriyonik hali olan Devrimci Enternasyonal Hareket (DEH), esas içeriği MLM ilkeler ışığında saptanan 1984 Deklarasyonuyla birlikte ideolojik-teorik zeminini ve bu temel üzerinde tarihsel anlam taşıyan örgütsel inşasını fiilen deklere etmişti. DEH örgütlülüğü olarak atılan bu tarihi adım; bilimimizin üçüncü nitel gelişme aşaması olan Maoizm adına olduğu kadar, dünya devrimi sahasının görevleri ile bu sahanın ihtiyacı olan enternasyonalist örgütlenme adına ve emperyalist dünya gericiliğinin hükmettiği siyasi gelişmelere Komünist tasavvurla devrimci dünya halklarının cepheden müdahil olma alternatifi açısından da son derece değerli bir adımdı. Aynı önem özellikle bugün ve gelecekte de geçerliliğini korumaktadır. Uluslararası Komünist Hareketin ilkeler eksenli ortak nitel örgütlülüğü her şeyden önce dünya halklarının devrimci kurtuluşları uğruna burjuva hakim sınıflara karşı siyasi iktidar perspektifiyle yürüttüğü sınıf mücadelesinin bilimsel rotada başarıya ulaşması açısından gerekli ve hatta elzemdir! MLM orijinli DEH örgütü bu bakımdan son derece isabetli bir adım ve hayati fonksiyonda bir şarttı. Çünkü ufku ulusal sınırlara hapsolmuş ve enternasyonalizm ruhundan yoksun bir yönelim geleceği kazanma iddiasından uzak olup, çağımız dünyasında da tarihsel görevler üstlenemez, dünya devrim cephesini örgütleyip önderlik yapamazdı. Ve çünkü proletarya enternasyonalizmi asla terk edilemez Komünist bir ilkedir. Bütün bundan ötürü dünya çapında örgütlü Komünist hareketin temsili DEH ve DEH’in ileri taşınması Komünistlerin asli görevlerindendir. Kuruluşundan bu güne kadar dünya ölçeğinde Komünist ve devrimci hareketin geliştirilmesi ve temsil edilmesinde önemli görevler üstlenen DEH, ciddi düzeyde roller sergilemekle birlikte, maalesef gelişme çizgisinde istikrar kuramayıp müspet pozisyonunu devrim gerçekleştiren bir önderliğe kadar ilerletip günümüze kadar sürdürememiştir. Kuşkusuz ki pozitif pozisyonunu koruyamamada DEH içindeki çizgi sorunları ve en önemlisi de bu sorunların aşılması veya doğru metotlarla çözülmesinde gerekli yeteneğin gösterilemeyerek sapmalara girilmesi, bunun da ötesinde uluslar arası Komünist hareketin bileşeni olan tek tek partilerin hatalı çizgileri tayin edici olmuştur. Örneğin, Halk Savaşları ciddi gelişmeler gösterse de, iktidar aşamasında önemli kırılmaların gündeme geldiğini Nepal’de izlemekteyiz. Peru’daki Halk Savaşı büyük gelişmeler eşiğindeyken Gonzalo’nun yakalanması vesile olsa da hatalı yaklaşım ve çizgilerinin ürünü olarak gadre uğradı. Hindistan ve Filipinler’de devasa Maoist Halk Savaşları gündemde olsa da, bunlara koşut uluslar arası Komünist hareket örgütlülüğü mevcut olmadığı gibi, DEH’in işlevli olmaması bu Halk Savaşlarıyla gerekli enternasyonalist dayanışma görevi, koordinesi ve pratiğini zayıflatmakta, bahsi geçen rol oynanamamaktadır. DEH üyesi partiler arasındaki çizgi mücadelesi kimi hatalı anlayış ve yaklaşımların ürünü olarak dağılma ve kopuşlara varmıştır. Bu zeminde ciddi denecek derinlikte MLM’den sapmaların vuku bulduğunu da teslim etmek gerekir. Burada bir tıkanıklıktan bahsetmek yerindedir. Kısacası, DEH şahsında ve genel olarak dünya Komünist hareketi sathında ideolojik-teorik düzlemde ciddi tartışmaların eşiğinden geçilmektedir. Bu duruma paralel olarak örgütsel bakımdan da önemli sorunlar yaşanmaktadır. DEH’in uzun zamandır işlevsiz hale geldiği bilinmektedir. Uluslararası Komünist Hareketin dağınıklığı ciddi bir zaaf ve kayıp olarak, tabi ki bir realite olarak önümüzde durmaktadır. Bu realiteden hareketle, Partimiz Maoist Komünist Partisi, DEH ya da uluslararası Komünist hareketin mevcut dağınık ve kendiliğindenci durumu karşısında daha fazla kayıtsız kalmanın büyük bir sorumsuzluk olacağı bilinciyle DEH’in mevcut durumuna müdahale etme girişimleri başlatmıştır. Bu kapsamda öncelikle DEH-KOM üyesi partilere gerekli çağrıları yapmış, geçen zaman içinde DEH dışındaki Maoist partilerle de görüşmeler yaparak belli paylaşımlarda bulunmuş ve DEH’in mevcut durumuna son vermek için gerekli prosedür ve hukuk çerçevesinde işlettiği süreci takip etmektedir. Sürecin sonuçlandırılması kararlılığını koruduğu gibi, buna uygun bir planlamaya da sahiptir.
Öte yandan Partimiz dışındaki kimi Maoist partilerin de saygın bulduğumuz sorumluluk bilinci ve olumlu anlayışla benzer girişim ve çabalar içinde olduğunu eklemeliyiz. İşte, tam da bu dağınıklık ve kendiliğindenciliğin hüküm sürdüğü ama bunun karşısında mevcut durumun aşılması amacıyla müspet girişimlerin de gündemde olduğu aşamada, uluslararası platform niteliğinde on bir parti ve ülke ismi-imzası taşıyan bir bildiri gündeme düştü. Bu bildirinin, uluslararası bir platform olarak uluslararası Komünist hareketin örgütlenmesine dönük çabasını, arayışlarını iyi niyetli gayretler olarak değerlendirebiliriz… Fakat bu bildiri ya da açıklamayla birlikte, iyi niyetli bilinçli çabanın tabiatına aykırı olarak imzamızın izinsiz kullanılması davranışıyla bağımsız siyasi irademiz üzerinde imtiyaz hakkı kullanma demek olan kaba yanlışa sessiz kalamayız. Komünist Yoldaşlar, Devrimci Dostlar; Orijini İngilizce olduğu halde Türkçe tercümesini yaptığımız; ‘’Halk Devrim İstiyor, Proleterler Devrimin Partisini İstiyor, Komünistler Enternasyonalizm ve Yeni Bir Enternasyonal İstiyor’’ başlık, ‘’1 Mayıs 2011’’ tarih ve ‘’Bhutan Komünist Partisi (MLM); Hindistan Komünist Partisi(Maoist); Hindistan Komünist Partisi (ML) Naxalbari; Maoist Komünist Parti, Fransa; Maoist Komünist Parti, İtalya; Maoist Komünist Partisi, Türkiye ve Kuzey Kürdistan; Devrimci Komünist Parti, Kanada; Nepal Birleşik Komünist Partisi (Maoist); Halkın Mücadelesi Komitesi "Manolo Bello", Galiçya, İspanya’’ imzalı bir bildiri veya açıklama uluslararası kamuoyuna yayınlanmıştır. Adı geçen açıklama ve bu açıklamanın altına adımıza atılan imza hiçbir biçimiyle bizleri bağlamamaktadır. Zira Partimiz Maoist Komünist Partisi (MKP)/Türkiye-Kuzey Kürdistan adına kullanılan imzamız tamamen irade ve bilgimiz dışında Komünist etiğe aykırı biçimde kullanılmıştır. Adı geçen bildiri çıktıktan bir müddet sonra, bildiride imzası bulunan kimi partilere ulaşılarak imzamızın nasıl kullanıldığı sorularak bilgi edinilmek istenmiştir. Ancak gelinen aşama ve geçen zamana karşın, ulaşabildiğimiz ilgili muhataplardan tarafımıza her hangi bir bilgi verilmemiştir. Dolayısıyla kamuoyuna yönelik bu açıklamayı yapmamız zorunlu olmuştur. Söz konusu bildiri ya da açıklamanın içeriğinde yer alan kimi anlayışlara katılmadığımız gibi, bu içerik hakkında tartışma yürütmüyoruz. Çünkü, mevcut açıklamamızın konusu demokratik kültürü tahrif eden ve siyasi irademize karşı saygı sınırlarını aşan ilgili tutuma dikkat çekerek, adımıza kullanılan imzanın sorumluluğunu taşımadığımızı açıkça belirterek kamuoyunu bilgilendirmek ve ilgili imzayı tekzip etmektir. Başlı başına bir içerik ve anlayış tartışması yürütmek değil... Sonuç olarak; adı geçen bildiride Partimizin imzası izinsiz kullanılmak suretiyle, tekrar edilmemesini arzuladığımız önemli bir hataya düşülmüş ve Partimiz yükümlülük altına sokulmakla birlikte, haksızlığa maruz bırakılmıştır. Bu hatalı haksız tutumdan dolayı ilgili platformdan öz-eleştiri beklerken; söz konusu bildirinin altındaki imzanın irademiz dışında kullanıldığını, dolayısıyla ilgili bildiriye dair yükümlülük taşımadığımızı tüm Komünist ve devrimci kamuoyunun bilgisine sunmayı gerekli ve zorunlu görüyor, görev addediyoruz.”
|

Maoist Komünist Partisi(MKP) Devrimci Enternasyonal Hareket(DEH) bileşenleri tarafından yapılan bir açıklamaya ilişkin kamuoyunu bilgilendirme amaçlı bir açıklama yaparak, söz konusu açıklamada isminin kullanılmasını tekzip ettiğini ifade ediyor