| Özgür basından suç duyurusu |
|
Çağlayan Adliyesi’nde bir araya gelen Halkın Günlüğü, Özgür Gelecek, Alınteri, Atılım, Etkin Haber Ajansı, Kızıl Bayrak, Mücadele Birliği, Yarın Gazetesi çalışanları, “Özgür basın susmadı susmayacak” ve tutuklu bulunan gazetecilerin resimlerinin yer aldığı dövizler açarak, “Özgür basın susturulamaz!”, “Tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın” sloganları atıldı. Atılan sloganların ardından kurumlar adına açıklamayı Arzu Demir yaptı. Demir, 49 gazetecinin Özel Yetkili Savcılığın talimatıyla gözaltına alındığını ve yaşanan gözaltılar sonrası 35 gazetecinin tutuklandığını hatırlatarak “KCK” operasyonlarının devam ettiğini ifade eden Demir, Benzer siyasi operasyonlarda olduğu gibi, basına yönelik bu operasyonda da savcılar, dosyaya “gizlilik” kararı koydu. Bu nedenle gazeteciler ne ile suçlandıklarını dahi tam olarak öğrenemeden savcılık ve mahkemede ifade vermek zorunda bırakıldı, avukatları da dosyayı tam olarak inceleyemeden müvekkillerini savunma yapmaya zorladı.” diye belirtti. Demir açıklamasına şu sözlerle devam etti: “Ancak bu süreç içerisinde her şeyi bilenler(!) de vardı. Onlar da sırtını devlete dayamış Türk egemen medyasıydı. Operasyon öncesinde Kürt basınını hedef gösteren şemalar yayınlayan medya, gazeteciler daha savcılığa bile çıkartılmadan hüküm kesti, “Bunlar gazeteci değil, terörist”ti, “PKK'nın en büyük ayağı çökertilmiş”ti. Sabah Gazetesi'nden Ersin Ramoğlugiller, gazetecileri “terörist” ilan etmekle kalmadı, gözaltındaki meslektaşları için yürüyen yüzlerce gazeteciyi de “tehdit” etti, “PKK'nın ekmeğine yağ sürmeyin” dedi. Gazetecileri hedef gösteren yayınların yetersiz kaldığını düşünmüş olmalılar ki, Star Gazetesi'nin söz konusu haberlerinde “aramalar bekar evlerinde yapıldı” şeklinde ifadeler dikkat çekti. Medyada gözaltındaki gazeteciler için kullanılan en iyi ifade ise “şüpheliler” tanımlaması oldu. Hakim sınıfların sözcülüğünü yapan medya patronları ve kiralık kalemşorlarının bu tutumu bizi şaşırtmadı. Onun yeri geldiğinde bir asker gibi nasıl siperden konuştuğunu en son Roboski katliamında gördük. 34 köylünün TSK'nın bombalarıyla parçalanarak öldürülmesinin açık bir biçimde üzerini kapatmaya çalıştı. Hükümet, Başbakan Erdoğan hedef gösteriyor, düzenin polisi gözaltına alıyor, yargısı tutukluyor, medyası aklamaya çalışıyor. Özgür basın sindirilmeye çalışılıyor. Özgür Gelecek Gazetesi örneğinde olduğu gibi, kapısına mermi bırakılarak tehdit ediliyor. Siyasi saldırganlığının meşruiyetini medyanın yayınları üzerinden sağlamaya çalışan AKP'ye teslim olmadığımız gibi, sermaye medyasının saldırılarına da teslim olmayacağız. Bir yandan, içeride ya da dışarıda, kalemimizle halkımıza gerçekleri anlatmaya devam ederken, diğer yandan da meydanlarda, sokaklarda, zindanlarda ve her alanda haklarımızı aramaya, Kürt halkının, işçilerin, emekçilerin, köylülerin, ezilenlerin sesi olmaya devam edeceğiz.” dedi Yapılan basın açıklaması öncesi serbest bırakılan gazeteciler arasında yer alan Arzu Demir ve Evrim Kepenek haberlerin yer aldığı gazeteler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. |

İSTANBUL (23.01.2012)- Devrimci-demokratik-yurtsever basın çalışanları Çağlayan adliyesi önünde bir araya gelerek, 26 Aralık günü tutuklanan 36 gazeteci için Burjuva feodal medyada çıkan haberlerle ilgili suç duyurusu yaptı.