Devrimci Demokrasi gazetesinden emek seferberliğine katılım çağrısı

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
Devrimci Demokrasi gazetesinden emek seferberliğine katılım çağrısı

Kampanya başlattığını duyuran Devrimci Demokrasi, 'emek seferberliğine katılalım' çağrısında bulundu

Haber Merkezi (24.05.2009)- Proletaryanın, ezilen halk kesimlerinin, ezilen ulus ve milliyetlerin sesi olan Devrimci Demokrasi gazetesi, daha nitelikli bir devrimci kitle gazetesi için kampanya başlattığını duyurdu. “Emperyalizme, komprador bürokrat kapitalizme ve feodalizme karşı proletaryanın, halkımızın, ezilen ulus ve milliyetlerin sesi olan, Devrimci Demokrasi’yi destekle” denilen kampanya duyurusunda “Emek seferberliğine katılalım” çağrısı yapıldı. Gazetenin haftalık çıkarılmasından dağıtım, bölge temsilciliklerinin daha nitelikli hale getirilmesi, kadro sorunu, eğitim, teknik ve mali sorunun çözümü gibi, daha nitelikli ve yaygın bir devrimci kitle çizgisi için tespit edilen eksiklik ve sorunların kurumsallaşma perspektifiyle ele alınarak çözüme kavuşturulmasının amaçlandığı kaydedilen kampanya duyurusunda, bunun için halk kitlelerine yaslanma perspektifine sahip olunduğunun altı çizildi. Bunun için herkese büyük sorumluluklar düştüğü vurgulanan kampanya duyurusunda, “mücadele yürüttüğü cephede daha etkili bir duruş sergileyebilmek için Devrimci Demokrasi’yi destekleyelim, emek seferberliğine katılalım” denildi.

Devrimci Demokrasi gazetesinin başlatmış olduğu kampanyanın metni ise şöyle:

“Devrimci Demokrasi olarak öncelimiz olan Partizan, Halk Demokrasisi, Yeni Demokrasi, Özgür Gelecek, Partizan Sesi, Öncü Partizan ve Halkın Günlüğü’nün devamı olarak, demokrasi kavramının neo-liberal saldırılar eşliğinde tartışılarak içinin boşaltıldığı bir süreçte 2000 yılının Şubat ayında ilk sayımızla mücadele içerisindeki yerimizi aldık.

Kuşkusuz ki öncellerimizin devamı olarak Devrimci Demokrasi adıyla bu alandaki mücadeleyi sürdürmek basit bir isim değişikliği değildi. Aksine devrimci ve komünist hareketin güç kaybettiği, Kürt ulusal hareketinin tasfiye edilmeye çalışıldığı bir süreçte bütünlüklü saldırı konseptinin bir ayağını da ideolojik saldırılar oluşturmaktaydı.

İşte böylesi bir süreçte ‘Neden Devrimci Demokrasi?’ sorusuna verdiğimiz cevapta, Devrimci Demokrasi; ‘Demokratik Cumhuriyet’, ‘1. ve 2. Cumhuriyet’ gibi safsatalar ile kitlelerin dikkatlerini demokratik halk devrimi, sosyalizm ve komünizm davasından uzaklaştırmayı amaçlayan, bu saldırıların gerçek mahiyetini kitleler nezdinde teşhir edecek ve özellikle devrimci ve komünist harekete dayatılan tasfiyeciliğe, teslimiyete ve reformizme karşı kararlılıkla mücadele edecek; işçi sınıfı önderliğinde, köylülerin, kent küçük burjuvazisinin ve milli burjuvazinin devrimci kanadının ortak diktatörlüğü olan Demokratik Halk İktidarı’nın muzaffer olmasının basın cephesindeki mevzisi olma kararlılığımızı ortaya koymaya çalıştık. Dolayısıyla mevcut kurulu düzenin sınırları içerisinde bir ‘demokrasi’nin imkansız olduğunu ifade ederek Devrimci Demokrasi’deki ısrarımızla basın alanındaki mücadelemizi bu günlere taşıdık.

Sınıflı toplumlar gerçekliğinin açığa çıkarttığı günümüz koşullarında ‘tarafsız’ yayıncılığın kocaman bir yalandan ibaret olduğu gerçekliğinden hareketle Devrimci Demokrasi olarak tıpkı öncellerimiz gibi, çok açık olarak bu mücadelenin tarafı olduğumuzu ilan ederek, geride bıraktığımız 9 yıllık süreç içerisinde geçmişin deneyim ve birikimi üzerinden yükselerek bu günlere geldik. Dolayısıyla yayıncılık tarihimiz bütünlüklü olarak ele alındığında Devrimci Demokrasi, ülkemizin demokrasi ve devrim mücadelesinde önemli bir kazanım olduğu gibi, proletaryanın, halkın, ezilen ulus ve milliyetlerin mücadelelerinin sesi olarak da ileri bir mevziiyi ifade etmektedir.

Daha nitelikli bir devrimci kitle gazetesi için emek seferberliğine katılalım!

Hakim sınıfların, ideolojik saldırıları ve psikolojik savaşın etkin araçlarından birisi olarak medyayı önemsemeleri kuşkusuz ki sebepsiz değildir. Onların medyanın tarafsızlığına ilişkin yaptıkları sözde değerlendirmeler bu gerçeği çarpıtmanın ve medyanın işlevini kuvvetlendirmenin dışında ele alınamaz. Bugün hakim sınıfların kendi aralarındaki klik çatışmalarından kaynaklı ‘yandaş’ veya ‘yandaş olmayan’ şeklinde kategorilere ayırarak bir kısmını ‘hükümetin destekçisi’, bir kısmını ‘hükümete muhalif’ göstermeleri özünde hakim sınıfların medyayı bir bütün olarak saldırılarında önemli bir kuvvet şeklinde konumlandırıp, kullanmaları gerçeğini değiştirmemektedir.

Hakim sınıfların saldırıları karşısında proletaryanın, halkın, ezilen ulus ve milliyetlerin lehine, onların sesi olmak, özellikle de sınıflı toplumlar gerçeği ve sınıflar arasında sürmekte olan bu mücadelede ezilen, sömürülenlerin cephesinde saf tutarak, sadece haklı mücadelenin tarafı olarak değil, aynı zamanda da hakim sınıfların saldırılarına karşı daha etkin bir mücadele yürütmek açısından tıpkı hakim sınıflar gibi, bizler açısından da basının rolü oldukça önem arz etmektedir.

Devrimci Demokrasi olarak bugüne kadar bu eksende bir çizgi izlemiş olsak da şu çok açık ki, 15 günlük bir yayın periyodu ve sahip olduğumuz olanaklarla bütün bu ihtiyaçlara yeterince cevap olmak mümkün olmadı. İşte bütün bu objektif durumu değerlendiren kurumumuz, önüne bir dizi hedef koymuş bulunmaktadır.

Gazetenin 2010 yılının başında haftalık çıkartılmasından, dağıtım, bölge temsilciliklerinin şimdikinden daha nitelikli olarak oluşturulması, kadro sorunu ve eğitim, teknik ve mali sorunun çözümü gibi daha nitelikli ve yaygın bir yayıncılık için eksikliğini tespit ettiğimiz sorunların çözümü kurumsallaşma perspektifiyle ele alınacaktır.

Saydığımız tüm bu niteliklere sahip bir kitle yayın organının oluşmasında herkese büyük sorumluluklar düştüğünün bilincindeyiz. Belirlediğimiz hedeflere ulaşmak için çizmiş olduğumuz yol haritasında kendi kurumsal yapımızın payına düşen sorumluluklarımız olduğu gibi, gazetenin dağıtımcısından okuruna kadar her bir kişiye ait sorumluluklar da mevcuttur. Bilindiği gibi devrimci basını burjuva basından ayıran nitelik anlamında birçok temel belirleyen olduğu gibi, bunlardan bir tanesi de bu yayıncılık faaliyetinin arkasındaki güç meselesidir. Medya tekellerinin arkalarında var olan büyük sermaye grupları, onlara niteliğini veren kesimlerdir de. Biz ise yalnız ve yalnızca halk kitlelerine dayanan bir yayıncılık faaliyeti yürütmekteyiz. Dolayısıyla sorunlarımızın çözümünde de halk kitlelerine yaslanma perspektifine sahibiz.

Belirlemiş olduğumuz niteliğe, periyoda, teknik donanıma, dağıtım ağına ve kadro yapısına sahip bir yayın faaliyeti için yapacağımız müdahalenin bir kısmı kurumsal var olan yapımız aracılığıyla olacağı gibi, bu müdahalenin önemli bir ayağını da halkımız oluşturacaktır. Halkımız, var olan ihtiyaçlarımızın maddi yükünün önemli bir parçası olarak gazetesini ne oranda sahiplendiğiyle sürecin belirleyeni olacaktır. Haftalık bir yayının ihtiyaç duyacağı gerek teknik, gerekse de diğer maddi ihtiyaçlarının halka dayanılarak çözülmesi tarafımızca bir tercih meselesi değil, yukarda açıkladığımız gibi daha çok ideolojik politik bir duruş meselesidir.

Gazetemizin gönüllü dağıtımcılarının ve okurlarının çabası yalnızca maddi yükün omuzlanmasıyla sınırlı değildir elbette. Aynı zamanda gazetemizin doğal muhabiri olan dostlarımız gazetemizin yerel temsilciliklerini güçlendirme, ihtiyaçlarına cevap olma ve kampanyamızı yaygınlaştırmayla da sorumludur. Halkın çıkarlarını her türlü kurumsal çıkarlarının üzerinde tutan gazetemiz, bugüne değin yürüttüğü yayın faaliyetiyle gerçeğin devrimci düşünüş tarzıyla yorumlanmasının ve halk kitlelerinin çıkarları için yürütülen ideolojik mücadelenin bir parçası oldu. Bugünden sonra da bu ihtiyacı daha iyi karşılayabilmek ve mücadele yürüttüğü cephede daha etkili bir duruş sergileyebilmek için Devrimci Demokrasi’yi destekleyelim, emek seferberliğine katılalım.”


  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı