Yazarın Diğer Yazıları
Evrim Teorisi=Yeni Sentez, Yaradılış Efsanesi=Revizyonizm
Devlette ve Suç Ortaklığında Tarihsel Devamlılık
Tayyip Manevrasının Darısı
Herkesin Ortak Referansı: Said Nursi-II
Herkesin Ortak Referansı: Said Nursi -I-
Türk Şovenizminin Yeni Tutkalı: İslam
Manidar Ortaklık: Said Nursi
'Dost' Tespiti
Tangoya-ritim-tutmak
AKP'li BDP'li Mecliste Anayasa Pişer, Belki Vartinik'ten Meclise Hayallerine de Bir Şeyler Düşer
Tuhaf Sorular
Bize ne!
Kaypakkaya’nın Anısına: Ya Yaşasaydı?
Muhteşem Arap İsyanlarının Ruhuyla Devrimci 1 Mayıs’a...
"Bid-dem, bi-ruh, nefidik ya Der'a!"
| Halep ordaysa arşiv burdadır |
|
Emrah Cilasun
2004’de, Doğu Alman arşivlerinde TKP ile ilgili çalışma yaparken, bu partinin uluslararası ilişkileri ile Kaypakkaya camiasının, uluslarası ilişkilerini kıyaslamyı düşünmüştüm. O günden buyana, ağır aksak bu alanda çalışmamı devam ettiriyorum. Geçenlerde, Bob Avakian’ın Yeni Sentez’i hakkında yürütülmesi gereken, teorik tartışmaya ilişkin genç bir okuyucumdan gelen bir e-posta, böylesi bir çalışmanın ne kadar önemli olduğunu, bana hatırlattı. Genç arkadaşımız, haklı olarak, teorik tartışma yerine, ortalıkta dolaşan dedikodulardan şikayetçiydi. Tabii ki, dilin kemiği olmadığı gibi, dedikodunun da sınırı yoktur. Sınıflı toplum varolduğu müddetçe, dedikodu yapanlar da olacaktır. Söz uçup, ak kağıt üzerindeki mürekkep kalacağı için, bu tip işgüzarlıkların önü bir miktar alınabilir. Nasıl mı? Kimin geçmişte ne dediğine ve ne yaptığına, serin kanlı bakarak. Yani? Yani, arşivleri karıştırarak. Ben, şimdilik bunların sadece bir kaçını ele almak istiyorum. Arşivleri karıştırdığımızda, ilginçtir. Kaypakkaya camiasında, 1978’den buyana ne kadar önderlik gelip geçmişse, hepsinin birleştiği tek bir nokta olmuştur: RCP düşmanlığı. Burada mevzubahis olan bütün bir Kaypakkaya camiası değil onun çeşitli dönemlerdeki önderlikleridir. Aşağıda okuyacağınız makalede, Kaypakkaya camiasından kastedilen, budur. RCP ise, 1978’den buyana sabırla ve inatla, Kaypakkaya camiası ile seviyeli, dedikoduya dayanmayan, ilkeli bir iki çizgi mücadelesi vermiştir. Dönemin özelliklerini kaydetmek için, şunların hatırlanmasında fayda vardır: -Ekim 1976’da, kızıl Çin’de karşı devrimci bir darbe olmuştur. Hua Gua Feng ve onun arkasına gizlenen Teng Siao Ping gibi kapitalist yolcular, Mao’nun çizgisinin savunucuları olan ve 4’lü çete diye adlandırılan, devrimci komünistleri derdest etmişlerdir. Çin’in muhtelif yerlerinde isyanlar çıkmıştır. (bkz. Mobo Gao, The Battle For China’s Past, Pluto Press, London, 2008) -O döneme kadar Mao Zedung’u, bulundukları ülkenin konumuna göre, kâh sosyal şoven, kâh devrimci milliyetçi yorumlayanlar, devrimle alakalarını açıktan iptal ederek, bu karşı devrimci darbeyi ve darbecilerin dünya politikasını desteklemişlerdir. (Türkiye’de Doğu Perinçek bunun örneğidir) (bkz. Yaşasın Başkan Mao’nun Dörtlü Çete’ye Karşı Zaferi, Aydınlık Yayınları, İstanbul, 1977) -O döneme kadar, tamamen milli çıkarlarından ötürü kızıl Çin’e yastlanan, fakat darbenin ardından Çin’li revizyonistler, dünyadaki saflaşmada ABD’nin yanında yeralınca, Enver Hoca da, Arnavutluğun milli çıkarları gereği, ürkekce de olsa Moskova’nın yanına geçmiş, Çin ve Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin kazanımlarına hayasızca bir saldırı başlatmıştır. (bkz. Enver Hoca, Emperyalizm ve Devrim, Yıldız Yayınevi, İstanbul, 1979) İşte böylesi bir dönemde, 1973’de aldığı objektif yenilgi sonrası, 1978’de, toparlanan Kaypakkaya camiası, bırakalım Mao Zedung Düşüncesi demeyi, Mao Zedung’u, Dimitrof ve Enver Hoca ile aynı düzlemde görmekte ve adeta Mao Zedung demeye bile dili varmamaktadır. (bkz. Komünist, sayı: 1, 1978), RCP ise, o dönem, Çin’deki darbeye açıktan tavır almakla kalmayıp, dörtlü çeteyi savunup savunmamayı uluslarası komünist harekette bir ayrışım çizgisi yapmıştır. (bkz. Bob Avakian, The Loss in China and the Revolutionary Legacy of Mao Tsetung, 1979) RCP, ABD’ye resmi bir ziyaret yapma hazırlıklarında olan Deng Siao Ping aleyhine başlatacağı kampanyaya, Kaypakkaya camiasının da katılması için canla başla uğraşmıştır. (bkz. Komünist, sayı: 7, 1979) O yıllarda, Kaypakkaya camiasına önderlik eden ve daha sonra Bolşevik Partizan adı altında ayrılan menşevikler, RCP’nin bu önerisine açıktan karşı çıkmışlar, dahası kendileri gibi olan Alman ve Avusturyalı dostlarıyla, Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti ile uluslararsı dayanışma etkinlikleri düzenlemişlerdir. (bkz. AEP’e mektuplar, Le Ya Yayınları, 1979) Maalesef, Hareketimiz Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin ürünüdür diyen Kaypakkaya’nın devamcısı olduğunu iddia edenler, Enver Hoca ile dayanışırken; ABD’de, her gittiği yerde üzerine kırmızı boya atılan, suratına Kızıl Kitap sallanan Deng Siao Ping’i, ev sahipleri, gösterilerden köşe bucak korumuş; Washington sokaklarında, atlı polislere, polis köpeklerine, biber gazına göğüs gerip, kelle koltukta karşı koyan bizzat Bob Avakian ve onun yoldaşları olmuştur. O yüzdendir ki, ABD burjuvazisi, devlete karşı isyan teşebbüsünde bulunmaktan ötürü Bob Avakian’ı 200 küsür seneye mahkum etmiş fakat, tehlikeyi sezen RCP, önderini Fransa’ya kaçırmıştır. Avakian, ancak 24 sene sonra ABD’ye geri dönmüştür. (bkz. Bob Avakian, From Ike to Mao, Insight Press, 2005) 1981’de, Kaypakkaya camiası, Bolşevik Partizan’dan kurtulup, Mao Zedung’a sadece bir miktar yanaşmıştır. Çünkü, Kaypakkaya camiasına göre, "1956 sonrası" Mao Zedung, daha hâlâ araştırma konusudur. (bkz. İkinci Konferans Belgeleri, Partizan Yayınları, Yurt Dışı, 1981) 1980’de, dünyada bir avuç kalmış Mao yanlısı gücü, ilkin bir temel döküman etrafında tartışmaya davet edip, daha sonra birinci uluslararası konferansı örgütleyip, Kaypakkaya camiasını da orta yolculuktan vaz geçirmeye çalışan, RCP olmuştur. (bkz. Marksist-Leninistlerin Birliği ve Uluslararası Komünist Hareketin Çizgisi İçin Temel İlkeler, RCP/USA ve RCP/Şili, Partizan Yayınları, Yurt Dışı, Aralık 1982 ve ayrıca aynı eserde bkz. Bütün Ülkelerin Marksist-Leninistlerine; İşçilerine ve Ezilenlerine başlıklı 13 Komünist Parti ve Örgütün Kominikasyonu) Kaypakkaya camiası, bütün bu çağrılara, özellikle Mao Zedung Düşüncesi’ne, ancak ve ancak şerh düşerek, kerhen katılmıştır. (bkz. 20 Mayıs 1981 tarihli "Enternasyonal dergi Kazanılacak Bir Dünya’nın Koordinasyon Komitesi’ne Açık Mektup", Komünist, sayı: 10, 1981) Peki, ya sonra? Sonrası gelecek sayıya. Avakian’ın Yeni Sentez’inin ayrışımıyla, yeni yıla ve Halkın Günlüğü Gazetesine, merhaba! |

