|
Efendisinden uşağına, işbirlikçisine kadar, sömürücüler bir araya gelerek servetlerinin geleceğini konuştular. Yeni stratejilerini, taktiklerini konuşup planlarını yaptılar. Yapacakları bütün saldırıları öncesinden başlayan kulis faaliyetleriyle toplantıda netleştirdiler. Şimdi daha hızlı ve koordineli saldırılar için düğmeye basıldı. Dünya halkları ise ideolojik poltik saldırılar altında ciddi bir bombardımanla manipüle ediliyor. Tüm bu saldırıları göğüsleyecek örgütlülük ve önderlikten yoksun bir şekilde bu mülkiyet tutkunu, sömürücü sınıfların egemenliği altında yok edilmeye çalışılıyor. Bugün bu saldırıların hedefinde olan emekçi kiteleri devrim mücadelesinde birleştirmek zaruri bir ihtiyaçtır. Devrimimizin sosyal ve sınıfsal tabanını oluşturan halk kitlelerinin kendi kurmaylarıyla buluşması ve sınıf mücadelesine kanalize olması en temel ve somut görev olarak icra edilmeyi beklemektedir. Ülkemiz halklarının maruz kaldıkları-kalacakları saldırıların önümüzdeki dönemde daha bir artacağı, efendi uşak ilişkisindeki gelişmelerden okunmaktadır. Ortadoğu’da yapılacak düzenlemelerde aktif rol alan Türk devletinin İsrail ile yaşadığı suni gerilim ve Erdoğan-Obama görüşmesi; bu saldırıların boyutunu ve geleceği noktayı işaret ediyor. Keza yine ülkemizdeki hak gaspları en üst seviyeye çıkmıştır. Kıdem tazminatlarının kaldırılması, meslek örgütlerini işlevsizleştirecek düzenlemeler, sendikaları bulunduğu zeminde tasfiye etme çabası, demokratik kitle örgütlerine karşı gelişen saldırılar vs. işte tüm bunlar planlanan politikaların boyutunu resmetmekte. Ortaya çıkacak tablo bugünden belli. Zira bu oyunu yeni sahnelemiyorlar. Çeşitli dönemlerde oynadıkları oyunun başka bir tiradı, bugün sergilenen. Süre gelen bu durum karşısında yürüteceğimiz mücadelenin birlik ve örgütlülük zemini güçlü olmak zorunda. Efendisiyle, uşağıyla, işbirlikçisiyle halklara karşı birleşen ve ortak hareket eden sınıf düşmanalarımıza karşı, halkın safında yer alan tüm dost devrimci-demokrat kurumlar ve bireylerle birlikte mücadeleyi yükseltmek elzemdir. Bugün dünya gericiliğini alt etmek için atılan her adım önemlidir. Niceliğine bakılmaksızın kurulacak nitelikli birliktelikler sürecin akışını belirleyecektir. Başkan Mao’nun dediği gibi dünya gericiliğine ve ülkemiz uşak iktidarına karşı cepheyi geniş tutmalıyız. Bu cephe içerisinde yer alabilecek herkesle, bağımsız tutumumuzu koruyarak ve ilkelerimizden taviz vermeden eylem birliktelikleri ve platformlar örgütlemeliyiz. Bu birliktelikler kuşkusuz devrimimiz için önemli olmakla birlikte, bizim çalışmalarımızda süreklilik tayin edicidir. Devrim salt bir araçla ilerlemez, ilerlemiyor. Onlarca araç, taktik, politika ve yöntemin yaşam bulacağı somut pratikler, işte devrimin ilerlemesinin temel dinamikleri... Bunu hayata geçirecek ise alternatif olmadaki izlediğimiz yöntemle, önderlik çizgisindeki pratiğimizdir. Kitlelere önderlik etmek, onlarla aynı alanlarda buluşmakla olur. Bu alanlar ve politik atmosfer ise fazlasıyla mevcut. Asıl mesele ise devrimin öznelerinin özne olma yükümlülüğünü yerine getirip getirmeme meselesidir. Evet, önderlik meselesi tayin edicidir. Her alanda önderleşmek ve devrimin görevlerini yerine getirmek için oldukça uygun zeminler mevcut. Atılacak olumlu somut adımlar güvenin pekişmesine yol açacak ve kitleyle birleşmenin kanallarını genişletecektir. Evet ideolojimiz ve yönelimimiz kitleleri örgütleyecek olgunluğa ve güce sahiptir. Pratik içerisinde daha da güçlenecek ve olgunlaşacaktır. Ülkemiz siyasal atmosferini doğru okuyarak taktik manevralar yapmak, tüm emekçileri ortak bir zeminde harekete geçirmek, kitleler içerisinde önderliğin tesis edilmesi görevinin yerine getirilmesine bağlıdır. Bu görev ise tüm faaliyetçi kitlesinin üzerinden yükselecektir. Tayin edilen yönelimin başarısı ve devrimin gelişmesi; işçi, köylü kitleleri içerisinde yaratacağımız kurumsal faaliyetlerin başarısına bağlıdır.
|