Yazarın Diğer Yazıları
İş Cinayetleri
Esad'ın Kanlı Diktasının Katliamlarını Lenetle
Özgür Tutsaklara İsimsiz Mektup
Devrimci-Demokratlık Sadece AKP'ye Karşı Çıkmakla Olmaz
Klavuzumuz Bilimsel Doğrulardır
Sürecin ihtiyacı militan devrimci kişiliktir
Sayın Cilasun'a ve Cilasun Vesilesiyle
Zemin Ortadan Kalkana Kadar Israrla Birlik
Enternasyonalizm Algısında Çarpık Anlayış
Devrimci Görev ve Sorumluluk
Yaşamı Yok Edenler Çocukları Yaşatamaz
Devrimci Mücadele Yakıcılığını Koruyor
"Müebbetliklere" Mektup!
Sorun ve Çelişkileri Yenme Azmi
Zamana Doğru Yaklaşmak
Devrim Dağlarda Yuvalanmış Seyirci Kalmak Olmaz
Kadın sorununda somut mücadele
Öğrenmek Hayati, Öğretmek ise Görevdir
Faşizmin Ağzı Salyalı ve Kanlı İzleri
Dersim ve Boykot
Birlik Devrimin İhtiyacıdır
Birlik - Birlik - Birlik
Hatalara Karşı Tutum Niteliği Belirler
Taktik Politika Üzerine
‘Halka Ayaklanmasını Söylemeyen Alçağın Biridir’!
Dna Tesbitinden Tükürük Testine
Tasfiyeci salgına önlem devrimci aşıdır! -II-
Tasfiyeci Salgına Önlem Devrimci Aşıdır! -I-
Devletin Dersim’deki Kokuşmuş Yüzü
Kalem Kullanmak
Devrim, keyfi bir tercih değil zorunlu bir olgudur
Devrim cephesinin durumundan yalnızca acı değil sorumluluk duyulmalıdır!
Birlik, birlik yine birlik!
“Ağaçlar üstten değil alttan büyürler!”
Bir kez daha: Maoist saflar ısınıyor mu?
Binlerce çürük içinde kokuşmuş örneklerin eleştirisi
Dersim ’38 in başka öğrettikleri!
| Birlik, birlik yine birlik! |
|
Bakmayın başlığımıza; o, salt bir talep veya somut bir talebe vurgudur; bir nebze geri bilinçlere “uyarı”, yoldaşların tümüne çağrıdır. Yoksa “birlik-mücadele-daha ileri birlik” formülasyonunda izah edilen köklü anlayışımız nettir. Birliğin büyük bir dava olduğu öğretimizin büyük otoriteleri tarafından söylendi. Ama sonraki halefler bunu ne kadar kavrandı burası tartışılır. Birliğin büyük bir dava olmasının içeriği, hiç kuşkusuz ki, bu şiarın uluorta kullanılmaması, birlikle oynanmaması ve birlik anlayışının veya savunusunun temel kriterlere sadık kalan ilkeli bir birlik siyaseti olması öğütlerini ihtiva eder. Fakat bunlara bir ek yapmak mutlaka gerekli ve zorunludur. Eğer bu içeriğe, birlik için gerekli mücadele yürütme şartını da eklersek; işte o zaman birliğin büyük bir dava olduğu belgisini tam kavramaya yaklaşmış oluruz. Yani, diğer savunuları doğru olarak takip etmek yetmez. Mutlaka birlik için kararlı bir mücadele yürütme anlayışı veya görüşüne de varmamız gerekir. Nitelik ve biçimi farklı da olsa, aynı şeyi genel olarak eylem birlikleri için de söylemek gerekir. Özellikle ideolojik-politik ve örgütsel birlik açısından tartışıldığında, eylem birlikleri çerçevesindeki kısmen dar ve alt birlik biçimlerinde yapılanlar üst birliğin hasıl olması için birer okul veya sınav işlevi görürler. Farklı örgütsel yapıların kaynaşması, biri birini daha yakından ve pratik içinde tanıması, ideolojik mücadelenin daha etkin ve canlı yürütülmesi, aynılık ve ayrılıkların çıplak olarak açığa çıkması, önyargıların yıkılması, yoldaşlaşmanın yaşanması ve en sağlıklı bir sürecin işlemesi gibi birçok meselede eylem birlikleri çerçevesindeki birliktelikler güçlü bir temel oluştururlar. Fakat bunların da üst birlikte olduğu gibi, doğru yönetilmesi, yani ilkelere bağlı zeminde ele alınması şarttır. Birliği daha ileri düzeyde savunan veyahut birlik anlayışı daha ileri olanların her zaman doğru söylediği ve doğru yaptığı iddia edilemez. Bunda tutuculuğa gerek yoktur; hata yapmama veya hepten hatasız olma savı, idealist gülünçlüktür. Temelde, doğru teorik-ideolojik ve hatta örgütsel prensiplere sahip olunmakla birlikte, pratikte birçok hatanın yapılması veya yapıldığı genellikle doğrudur. Bu durum büyük gerçeği değiştirmese de, hataların taşınması birliğe pozitif katkı sağlamaz, bilakis muhatapta güvensizliğe yol açar. Her hata şüphesiz ki, doğruyu bir parça gölgeler. Bunlardan kastımız, ya da çıkarılması gereken şudur: Öncelikli olarak, birlik uğruna kavgada birlik muhatabımızla doğru-yanlış mücadelesi temelinde ilkeli ideolojik mücadele yürütürken, diğer taraftan kendi kusurlarımızı da açığa çıkararak düzeltmemiz şarttır. Bunu yapmak da, birlik davasının büyük bir dava olduğu tezine uygun davranmanın gereğidir. Birlik mücadelesinde hep muhatabımızı görüp kendimizi gözden geçirmememiz doğru davranış veya yaklaşım tarzı olamaz. Birliği kabul edilir kılmak için, birlik muhatabına güven vermeyi ihmal edemeyiz. Bu, yapay veya zoraki bir güven aşısı değil, tersine tamamen içten olan bir güvendir. İşte bu, teori ile pratiğin-savunu ile uygulamanın tutarlılığını gerektirir. O halde, tam da burada birlik çabasında kendimizi sorgulamamız elzemdir. Bu konuda merkezi olarak bir problemin olmadığı tereddütsüz bir gerçektir, fakat çeşitli örgütlülüklerimizin merkezi politika ve yaklaşım dışında davranışlar sergilediğini söyleyebiliriz. Bu sorun muhataplarımızı bağlamaz, direk kendi sorunumuzdur. Yani, buradaki olumsuzluğun sorumluluğu tamamen bizlere aittir. Merkezi karar ve anlayışımıza rağmen, birlik ruhu ve amacına ters düşen her davranış örgüt dışıdır. Kısacası, alt düzeydeki örgütlülükler veya kişilerin kendi kişisel kavrayış ve anlayışıyla birlik hakkında yaklaşım-pratik sergilemesi asla kabul edilemez. Bu yönlü yaklaşımların oldukça cılız olduğunu söylemekte fayda var. Lakin meselenin özü, en geniş örgütlü çevremizde merkezi birlik kararı doğrultusunda gerekli çaba veya kararlılığın gösterilememesi veya merkezi kararlar temelinde açığa çıkan sorumlulukların yerine getirilmemesidir. Yani, esas mesele örgütün en geniş örgütlü güç ve çeperlerinin merkezi birlik yaklaşımında zayıf kalınmasıdır. Bu eksikliklerin giderilmesi ve her düzeyde örgütlü güçlerin birlik anlayışına uygun hareket etmesi zorunludur. Çünkü birlik, gerekli, doğru ve ileri bir adım olduğu gibi, önümüzdeki en büyük görevlerdendir de. Özellikle içinden geçtiğimiz şartlarda yakıcı bir ihtiyaç olup, bu şartlarda gerekli olan güçlü bir çıkışın yapılmasında belirleyici bir öneme sahiptir. Yasalcı reformizm ve her türden tasfiyeciliğin önlenip devrimci duruşun büyütülmesi için hayati öneme sahiptir. Birlik devrimci bir adımdır. Bundandır ki, her samimi devrimci birlik konusunda duyarlı olup, görev omuzlamalıdır. Her şeyde olduğu gibi, birlik de kendiliğinden oluşmaz. Emek, kararlılık, samimiyet ve büyük bir devrimci kaygının taşınmasını gerektirir. Birlik kaygısının devrim kaygısından doğduğu, iki kaygının iç içe olduğu mutlaktır. Birlik istemimiz gerici bir çıkar gütmemekte, devrimci dava dışında bir talep üzerinden doğmamaktadır. Maoist güçlerin dağınıklığını gidererek, aynı çizgi temelinde Halk Savaşını geliştirmeye yaslanmaktadır. Samimiyetin en kuvvetli kanıtı ve zemini budur. Birlik somut olmayan sübjektif kaygılara ve önyargılara kurban edilemez. Hele anlamsız küçük hesaplara hiç kurban edilemez. Birlikte keyfiyetçi tutum olamaz. Bilimsel doğrular güdümündeki devrimci gerçeklerin buyruğu her şeyin önündedir. Politikalarımızı temelsiz öznelci düşünceler üzerinde değil, somut olgu ve nesnel gerçekler üzerinde kurgulamak durumundayız. Doğru hedeflere böyle varılabilir. Birliğe ancak devrimci ihtiyaçlar üzerinde gidilebilir. Devrimci ihtiyaçları göremeyenler güçlü konumlanamaz ve ilerleyemezler. Devrimin gerçek kuvvetlerini tahlil edemeyenler devrimin bileşenlerini toparlayamaz ve devrime önderlik yapamazlar. Birlik devrimin geliştirilip gerçekleştirilmesinde kaçınılmaz olan stratejik bir meseledir. Birlik, Halk Savaşı’nın büyütülmesi ve dolayısıyla devrimimizin geliştirilmesi ve başarılması için şarttır. Birlik önündeki engeller aşılmaz değildir. Birlik, mevcut savunularımızla olumsuz ve zararlı değil, devrimci faydacılığa uygun büyük bir gelişmedir. Doğru temeller üzerinde samimi olarak gerçekleştirilen birliğin hiçbir zararı yoktur. Birlik karşıtlığı hangi düzeyde olursa olsun, kimde olursa olsun bayat ve geridir. Birlikte samimi olduğumuz açıktır. Anlayışımız sağlam ve bilimseldir. Güven meselesi aşıldığında birlik önünde bir engel yoktur. Ve güvenin temeli de anlayış ve pratikte doğru davranmakta yatar. Merkezi olarak veya parti olarak birlik teorisi-pratiğinde tutarlı olduğumuz gün kadar açıktır. On yıllardır devam eden birlik kararımız, devam eden ısrarımız samimiyet ve kararlılığımızın teminatıdır. Ne anlayışımızdan ne de samimiyetimizden korkumuz yoktur. Biz birlik istiyoruz. Çünkü biz, devrimin önderliğini geliştirip devrimi gerçekleştirmek ve daha da ileri gitmek istiyoruz! |

