|
Seçimlere az zaman kaldı. Kendisi bir hile olan genel seçimlerde, Dersim’de Kemal Kılıçdaroğlu gibi Dersim doğumlu isimler kullanılarak hileler daha da etkili kılınmaya çalışılıyor. Dersim halkı faşist Türk devletinin demogaji ve oyunları gibi, faşist Kemalist CHP’nin manipülasyon ve hilelerini de boşa çıkarmalı, tüm düzen partileriyle birlikte CHP’yi de seçimleri de boykot etmelidir. Yüzsüzce söylenen yalanlara, iki yüzlü riyakarlıklarla verilen sözlere ve bolca savrulan vaatlere, en nihayetinde içinizden satın alınarak karşınıza dikilen kukla şahsiyetlere kanmadan boykot edin seçimleri. Dersim’de trajik bir şekilde büyük bir oy potansiyeline sahip olan CHP, Dersim halkı tarafından boykot edilmelidir. Dersim halkı büyük dramlarla dolu belleğini silmemeli, bilincini karartmamalıdır. Hiçbir sebeple ‘38 Katliamı’nı, ‘90’lı yıllarda köy yakma, yıkma ve katliamlarla tekrarlanıp bitirilmeyen 38’i, deşilmesi gereken bir ‘’çıban’’ sayılıp potansiyel suçlu görülmesini, 38’lerde boynuna takılmış Kemalist urganı, urganı elinden tutan zebanileri unutmamalı. Kadınların karnında süngülenen bebelerini, Munzur suyu üstünde ölü bedenleriyle yüzen gelinlerini, asılan atalarını, Kemalist zulümden kurtuluşu uçurumlardan atlamakta bulan tüm onurlu insanlarını, güneşin önünde sere serpe yığılıp kalan ölü bedenlerini, mağaralarda gazlanarak katledilen yaşlı-çocuk-kadınlarını asla unutmamalı. Toprağı yasaklanmış, mezarları harabe edilmiş, sürülerek, yakılıp yıkılarak virane edilmiş Dersim halkı geçmişi ve günüyle tarihini unutmamalıdır. “Mısto kor“ dediğiniz Kemal (Atatürk) ve partisi, boynunuza inerek başınızı vuran kılıcın tutanı ve sallayanıydı… Şimdiki aynı zihniyet ve geleneğin devamı olarak bağınızdan çıkan yeni Kemal, Kemalist CHP’nin lideri olarak karşınıza çıkıp sizden biriymiş gibi davranıp hem de Dersim Katliamı’nı savunaraktan oylarınızı CHP’ye vermenizi istemektedir. Yıllarca siz Dersimlileri kandırdılar, peşlerine taktılar; kırdıkları yetmiyormuş gibi, sizleri bir birinize düşürüp kırdırdılar. Kemalistlerin hileleriyle başa çıkamamanın ızdırabını Seyit Rıza yaşadı ve onların oyunlarına kanarken canından oldu. Kemalist CHP yaşına bakmadan ve acı vermek için oğlunu gözlerinin önünde astıktan sonra acımasızca astı O’nu. Yüzlerce gencini, komünist ve devrimci evladını hunharca katletti gerilla savaşında ve devam ediyor katletmeye. Yüzlerce köylüsünü kaybetti, katletti ve evlerini başlarına yıktı, diri diri yaktı Dersim köylülerini. Şimdi barajlar yaparak, HES’ler kurarak tasfiye etmek, haritadan silip yok etmek istiyor Dersim’i. Kılıçdaroğlu CHP’nin sahtekarca saklamaya çalıştığı faşist kimliğiyle birleşmiş ve onun hizmetine gönüllü olarak girmiştir. Yani, Dersim’e tarihsel düşmanlığı olan, Dersim’i katliamdan geçirip sürgünlerle dağıtan CHP ile ortaklaşmıştır. Bunlardan dolayı da Dersim’de doğduğu halde, Dersim’in düşmanlarıyla kol kola girmiş ve Dersim düşmanı bir cephede yer almıştır. Kılıçdaroğlu’nun konumlandığı yer, özgülde Dersim düşmanlığı, genelde ise halk düşmanlığıdır. Kemalist CHP’nin kimliği budur, bu CHP’nin başındaki Kılıçdaroğlu da bundan bağımsız olamaz. Unutulmamalıdır ki, herhangi bir coğrafyadan olmak ya da herhangi bir toplumdan vb. olmak doğrudan demokratik-devrimci kimliği veya politik niteliği, sınıfsal pozisyonunu tayin etmez. Aynı biçimde millet-milliyet ve mezhebinin şu veya bu olması da sınıf niteliğini tayin etmez.. Ne Kemal Kılıçtaroğlu ne de Kamer Genç Dersim doğumlu oldukları için demokrat ya da ilerici olamazlar, değiller de. Onların politik niteliğini tayin eden dünya görüşleri, sınıfsal pozisyonları, siyasi görüş ve kimlikleridir. Onların tarafı halkın yanı değil, komprador sınıfların yanıdır. Daha somut olarak da Dersim Katliamı’nın sorumlusu olan ırkçı faşist Kemalist CHP ve hakim sınıflar ile devletlerinin yanıdır. Kılıçdaroğlu ve Genç, Dersim Katliamı’ndan sorumlu olan faşist CHP’nin başkanı ve vekilleri değiller midir? Bunlar Türk devletinin halk kitleleri üzerindeki faşist nüfuzunu temsil eden mekanizma içinde değiller midir, onun bir parçası durumunda değiller midir? Kılıçdaroğlu faşist CHP’nin başında olmanın da ötesinde, tüm komprador ve gerici kesimlerle iç içe, Türk milliyetçiliğiyle kol kola değil midir? Bütün bu kesimlerin oylarını almak için hepsine göz kırpmıyor mu? O, hiçbir zaman halk adına, devrimci sınıflar adına konuşmuyor, burjuva hakim sınıflar adına konuşuyor, onların çıkarları uğruna çalışıyor. Halk ifadesini diline alması, ‘’halk iktidarından’’ bahsetmesi tamamen sahtekarlık olup, oy toplamaya dönüktür. Dersim Katliamı’nı savunan CHP ve Kılıçdaroğlu, aynı zamanda ‘’Ergenekonu’’ da savunarak, ‘’faili meçhul’’ cinayetlerin, ‘’kayıpların’’, işkencelerin, tüm katliam ve cinayetlerinin arkasında durmaktadır. CHP ‘’Ergenekon’u’’ savunmaktadır. Çünkü, ‘’Ergenekon’’ Kemalist devletten başka bir şey değildir. Dolayısıyla da Dersim katliamı ile ‘’Ergenekonu’’ savunduğu gibi, bütün kontra, JİTEM, korucu ve katliam mangalarını savunmaktadır. Faşist hakim sınıfların Dersim’de başarılı olmasının yolu, ironik de olsa, CHP’dir. CHP’nin başına Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi Dersim halkının manipüle edilerek, oylarının CHP gibi faşist bir partiye akmasına özellikle vesile olmaktadır. Bundan hareketle, yeni demokrasi güçleri Dersim’deki boykot çalışmasını CHP’yi hedef alarak yürütmek durumundadırlar. Dersim’de somut hedef CHP’dir.
|