Analiz Diğer Yazılar

WikiLeaks’lerin Amerika’yı aklama serüveni

A.CAN ATAŞ

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) iki yüzyıllık kuruluş tarihinde (1) savaş ve işgallerin devamla merkezde olduğu bir devlet olma profilini (1790=220)  hep yansıta gelmiştir. Bu devlet yapısı – savaş, tehdit ve gözyaşıyla tercübe edildiği bir devlet geleneğinin olmazsa olmazından başka hiçbir şey olmamıştır. Diğer bir ifadeyle, ABD’nin devlet gerçeği bir savaş devleti olmuş olmasıdır. ABD’de, bu gelenekte ki devlet yapısının yönetiminde ki yansıması tehdit unsuru olmuştur; ısrarla savaşları kazanmak, askeri sanayinin bir önceki yıla veya iktidara oranla daha çok büyütmek, yeni savaş bölgelerini yaratmak, stratejik etkinliğini sağlamak vs’ler devletin iç ve dış politikasının temel dinamikleri olmuştur. Dolayısıyla, böyle bir  geleneğin ısrarında ki ABD, devlet sicilinin temiz olması mümkün değildir, WikiLeaks’lerin devamla ABD üzerinde ki yoğunlaşmasını her düşündüğümüzde…

WikiLeaks(ler) nedir? Bununla neler anlatılmak veya bilinmek isteniliyor?

WikiLeaks; anlam olarak ‘çancı’ demektir, yani birçok kişi veya kişilerce bilinmeyen ve de saklı tutulan haber/olayları “duyurmak, iletmek, gün ışığına çıkartmak ve çanını çalmak” demektir. Çancı olayları kamuoyu ile paylaşırken, zannedildiği gibi tek tek bireylerin Robin Hood’un (kurtarıcı rolü) olağanüstü kahramanlık cesareti ve ne de çabasında ki hayal dünyasıdır. Bütün bilgiler esas olarak kaynağı gizli tutulan ve devlet kadar bir o güce sahip adreslerden aktarılan verilerdir. Tüm bunlar genel olarak gizli  diplomatik yazışmalar olup, ve de bakan veya devlet başkanlarına ait resmi belgelerdir.

WikiLeaks’in ABD’de üzerinde yoğunlaşmasının ana nedenini anlamak; ve anladıklarımızı anlaşılır bir süzgeçenten geçmesini sağlayabilmek için, kısa da olsa bazı tarihsel olayların resmini çizmek gerekiyor. Bugünün WikiLeaks’ine benzer olaylar, geçmişte de ABD’yi hedef alan bir çok defa  gündeme geldiği de bilinmektedir. Çancılık görevi yapan/lar’ Amerika yönetimi tarafından ya  ‘vatan haini’ olmakla tehdit edilmiş, veya ‘ABD’nin düşmanı’ olarak hedef gösterilmiştir. Ancak tüm bu söylemlere rağmen; sözkonusu kişiler belli bir zaman aşımından sonra, geçmişin popülaritesini yeni dönemin aktif siyasal ortamında rahat bir şekilde sürdürdüklerini de biliyoruz.

Örneğin;

The Washington Post Gazetesinde çalışan Bob Woodward, ele geçirdiği belgeleri yayınlar ve Devlet Başkan’ı Richard Nixon’nu Watergate Scandal’ı (2) ile suçlarken (1972 seçimlerinde kanunsuz islerin yapılmış olması (…) vs.), Nixon’un 09.08.1974’de istifa etmesine neden olur. Woodward can güvenliği olmadığı gerekçesiyle, bir dönem Avrupa ülkelerinde yaşamını sürdürmek zorunda kalır.

Philip Agee 1957 yılında CIA (Merkezi Haberalma Örgütü) adına Güney ve Orta Amerika ülkelerinde görev yapar, aynı dönemlerde de Washington D.C. gazetesinde de bir gazeteci sıfatıyla çalır ve öyle bilinir. Agee, 1975 yılında CIA’nın Latin Amerika ülkelerinde devrimci ve sol görüşlü örgüt, sendika veya partilerin ileri kadrolarının nasıl pervasızca katledildiklerini ve de zaman zaman ortadan kaybe-dildiklerini uluslararası kamuoyuna yansıtır. ABD yönetimi ve medyası bugün Julian Assange yapılan saldırıların aynısını da o dönemde Agee karşı yapar.

Scott Ritter Cumhuriyetci Parti’den olup, Körfez savaşı (1990-1991) döneminde de Amerikan askeridir. William Rivers Pitt ise Demokrat Parti’den, aktivist, gazeteci ve yazar kimliğiyle bilinir. Her ikiside 1998’de Birleşmiş Milletler silah-denetcileri komisyonunda bulunup kitle imha silahlarını bulmak iddiasıyla bir süre  Irak’ta araştırmalarda bulunurlar. Amerikan yönetiminin iddia ettiği gibi hiçbir bulguya raslamazlar. Bu durum oları “Georhe W. Bush’un Bize Anlattıkları” adlı bir kitabı yazmalarına neden olur. Bu kitapta “Een Fraai Armageddon” (Bir cici kıyamet günü) (3) bölümünü eklemeleri ve Amerikan yönetimine karşı eleştirel bir bakış açısıyla Irak’ta ki izlenimlerini aktarırken, bu durum onların Amerika’da rahatca yaşamalarına pek te bir olumluluk ortamını sunmaz olur. Her zaman olduğu gibi; onlar ‘Amerikan karşıtı’, veya  ‘Amerikan düşmanları’ oldukları iddiasıyla suçlandılar veya tehdit edildiler.

Yukarıda anlatmaya çalıştığımız ve tarihin değişik kesitinden bazı örneklerle bugünün WikiLeaks’ini daha iyi anlamak için bu verileri vermek istedik. Geçmiş dönemlerde yaşanan tüm bu olaylar, şüphe yok ki WikiLeaks’in ilk versiyonlarıdırlar. Yukarıda verilen örneklere benzer daha birçok isim sıralamak mümkün. O dönemlerde internet, hızlı ve geniş iletişim ağı ve teknolojisi bugün kadar etkili ve güçlü olmadığı için, onların o dönemde bugünün Wikileaks’i kadar etkili olmamaları ise doğaldır. Ancak temel amaç Avrupa ve Amerika’da çok popüler olan ‘çancılık’ geleneğinin dün olduğu gibi bugünde devam etmiş olmasıdır.

Julian Assange’nın WikiLeaks gizemliği

WikiLeaks sitesi 2006’da kurulur, ilk olarak 15 Ocak 2007’de The Washington Post Gazetesinde Çin yönetimi karşıtı kişilerce bu sitenin kurulduğu duyrulur. WikiLeaks, bu sitenin Ocak 2007 yılında Çin yönetimince bloke edildiği (4) iddiasında da bulunur.   Ancak, bunun gerçek olmadığı ve sadece hedef şaşırtmaktan başka bir şey olmadığı, sitenin esas sorumlusunun Avusturalya kökenli 39 yaşındaki gazeteci/yazar Julian    Assange’nın olduğu duyrulur. Assange 2007/2008 yıllarında verdiği birçok demeçle (pek dikkate alınmaz iken) ülkelerin gizli ve kirli işlerini yayınlıyacağını, büyük bir deşifre kampanyasını sürdüreceğini söyler. Assange, 2008 yılında Kenya’da yüzlerce insanın faili meçhul bir şekilde katledildiklerini ortaya çıkarır ve  Uluslararası Af Örgütü’nden ödül alır. WikiLeaks 5 Nisan 2010 tarihinde 2007’de Bağdat’ta ikisi Reuters muhabiri 12 sivilin Amerikan askerleri tarafından helikopterden vurularak öldürülme görüntülerini yayınlar, ve de Amerikan askerlerinin Afganistan’da beş yıl boyunca tutulan gizli yazışma/günlüklerin sızdırıldığı önemli belgelerin belli bir bölümünü yayınlar. Bu tarihten itibaren Assange Amerikan yönetimince arananlar listesine alınır (5).  WikiLeaks’in 1,2 milyon documente sahip olduğunu, ancak bunun 250 bin adetini yayımlandığı söylenilir. WikiLeaks 25 Temmuz 2010 tarihinde Afganistan’da ki savaşa ilişkin 92.201 belge yayınlarken; Amerikan Task Force özel birimi 373 sivil Afganı öldürdüğünü sitede yayınlar (6), Amerikan yönetimi böyle bir bilgi yayınlama çabasını bir sorumsuzluk örneği olarak adlandırır (7).   Bu siteye yönelik eleştiriler çoğalınca; sorulacak birçok soruda hız kesmeden gündemde kalır; bu siteninde kuruluş ve içeriği bilinmiyen kaynaklardan devamla bilgi ve belgelerin aktarma garantisinin (8 ) söz konusu olmuş olması, şüphesiz var olan kuşkuları da giderememiştir. Zira, birçok çevreden insanlar WikiLeaks’in CIA tarafından kurulduğu (9)  düşüncesindeler. Başka çevreden uzmanlar ise, ‘Assange’nın esas amacı belli ülkeleri deşifre etmektir’ (10), yoksa birçok kişinin düşündüğü gibi, tüm bunlar Assange’nın  ‘kapitalizme karşıt yeni bir sosyal dönüşüm hareketi’ değildir.  Sıralamaya çalıştığımız tüm bu olaylar zincirinde; İsrail’e ilişkin ciddi bir belge veya belgelerin olmaması – bu sitenin kuruluşunda iddia edildiği gibi ‘haksızlıkları’ ve de ‘olumsuzlukları gün ışığına çıkartmak’ olduğu düşüncesi noktasında önemli ölçüde bir olumsuzluk örneği sergilediğini söylemek mümkündür. Ortadoğu bağlamında Türkiye’nin devamla sözkonusu belgelerde olduğundan fazla yer alması, süpriz değildir. Orta Doğu çemberinde BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) ve GOP ( Geniş-letilmiş Ortadoğu Projesi) projelerinin köprü ayakları hep Türkiye’den atılmıştır. Assange 02-12-2010 tarihinde Londra’da tutuklanır ve 16-12-2010 tarihinde para karşılığında tekrar serbest bırakılır. Assange, ABD’li yetkililerce ülkenin bir numaralı düşmanı (El Kaide’den daha tehlikeli olarak ABD hükümet yetkililerince dünya kamuoyuna demeçlerde bulundular) olmakla suçladılar ve hemen tutuklanıp ABD’ye iadesini talep ettiler.

Oysa ABD’nin Küba’daki Guantanamo Bay üssünde 8 veya 9 yıldan beri El Kaide üyesi olmakla suçlanan birçok müslüman kökenli tutuklu, halen son mahkemeye bile çıkmış değiller. İşte bu noktada Amerikan ve müttefiklerinin gerçek düşmanlarının akibeti hiçte Julian Assange’nınkine benzemiyor demek ki...!

Kaynak ve kullanılan notlar:

J. Van Oudheusen, “De Amerikaanse geschiedenis in een notendop”, Bert Bakker Amsterdam 2004, sayfa 25-31.

A. Kuiper, “De Val van Richard Nixon”, Het Spectrum Antwerpen 1974, sayfa 9.

W. Rivers Pitt & S. Ritter, “Oorlog tegen Irak”, Het Spectrum, Manteau 2002, sayfa 5.

Will WikiLeaks Work, Dan Goldberg, Mart/Nisan 2007.

Ravagedigitaal.nl-WikiLeaks wijkt mogelijk uit naar Zweden, 18 juli 2010.

NRC.nl – WikiLeaks plaats duizenden documenten over oorlog Afghanistan, 26 juli 2010.

Volkskrant.nl – 90.000 stukken over Afghaanse oorlog gelekt, 26 juli 2010

Tecnology.newscientist.com – How to leak a secret and not get caught, Paul Marks, 12 januari 2007.

Will WikiLeaks Work, Dan Goldberg, Mart/Nisan 2007.

NOS-NOVA, 12-12-2010 Nederland.

 
Share