Analiz Diğer Yazılar
Gazi Halk Cephesi imzalı talihsiz açıklamaya yanıt -I-
“Bu davanın ideolojisi yok”
Fransa ve TC’nin Ermeni Soykırımı Raksı
Faşizmin 2011 tablosu ve 2012 beklentileri...
Devletin Mele Açılımı
Nepal’de çizgi mücadelesinde saflar netleşiyor
Savaş Pazarında Demokrasi Oyunu
Fethullah Gülen’den Irkçı Hezeyanlar
Çatı partisinden kongre hareketine...
Hukuk ve Anayasa
DTK’nın "Demokratik Özerklik" ilanı
Gerillaya Karşı Kontr-Gerilla Eğitim Kampı
Kamuoyuna zorunlu açıklama
Dengenin Bozulacağı Eşik
Sosyal demokrasinin ‘sosyalizm’ güncesi
Sarıl güne, sarıl saate
Arap baharında dikenli ciseleer
Ermenilerin ölüm yolculuğu -II-
Ermenilerin ölüm yolculuğu -I-
Ortadoğu üzerine -II-
Ortadoğu üzerine -I-
Filipin toplumu ve Filipinler Devrimi’nin 40 yılı
Kıbrıs Kıbrıslılarındır
Türkiye ve Kürdistan'da neyi nasıl yapmalı
WikiLeaks’lerin Amerika’yı aklama serüveni
Yeni NATO konsepti ve Türkiye
Çin-Türkiye ilişkileri ve Çin imparatorluğu
‘ANNE BAK KRAL ÇIPLAK’!
“Tunceli (Dersim) Sempozyumu” ya da “Emperyalizmin Yeni Yerli Uşağı Liberal Muhafazakârlığın, Dersim Açılımı” Tırmanan Tehlike ve Acil Görevlerimiz
TC Devleti ve Kürt Ulusal Hareketi Kendi Çözümlerine Yakınlaşmış Bulunmaktadır
| Fransa ve TC’nin Ermeni Soykırımı Raksı |
|
TC devleti tarafından büyük bir tepkiyle karşılanan Ermeni Soykırımı, Fransa tarafından 2001 yılında tanınmıştı. Son yasayla da Ermeni Soykırımı’nı inkar edenlerin cezalandırılması öngörülüyor Ermeni Soykırımı’nı Suç Sayan Yasa Tasarısı’nın Fransa Senatosu’nda kabul edilmesi sonrası TC devleti, sözde tehditlerinin dozunu arttırarak yaptırım uygulayacağını söyledi. Emperyalist devletler tarafından her yıl gündemleştirilen ve TC devleti tarafından milli bir dava haline dönüştürülüp, üzerinden bin bir politikanın yürütüldüğü Ermeni Soykırımı meselesinde Fransa Senatosu Ermeni Soykırımı’nı inkar edenlerin cezalandırılmasını öngören yasayı onaylamasıyla daha da boyutlanmış durumda. 22 Aralık 2011 tarihinde Fransız Parlamentosu’nda kabul edilen yasa tasarısı 23 Ocak 2012 tarihinde de Fransa Senatosu’nda onaylanarak yasalaştı. Fransa tarafından 2001 tarihinde tanınan Ermeni Soykırımı’nı inkar edenlere, bir yıl hapis ve 45 bin Euro para cezası verilmesi öngörülüyor. 23 Ocak akşam saatlerinde başlayan oylamada Senato Yasa Komisyonu’nun tasarının gündemden düşürülmesi yönündeki önerisi saat 19.15 sıralarında yapılan oylamada reddedildi. Tasarının Yasa Komisyonu’na geri dönmesi önerisi de saat 20.30 sıralarında yapılan oylamada reddedildi. Kullanılan 238 oydan 42’si komisyona dönmesini isterken 196’sı ret oyu kullandı. Saat 22.24’te yasa tasarısının bir bütün olarak oylanmasına geçildi. Tasarı 86 oya karşı 128 oyla nihai olarak kabul edildi. İki büyük grup olan iktidar partisi Halk Hareketi Birliği (UMP) ve Sosyalist Parti senatörleri arasında tasarı üzerine bölünmeler oldu. Ancak çoğunlukta UMP, Sosyalist Parti (SP) ve Komünist Parti (PCF) tasarıyı destekledi, çevreciler tasarıya karşı oy kullandı. Merkezci ve Cumhuriyetçi grubun çoğunluğu tasarıyı destekledi. Fransa ve TC arasında ciddi tartışmalara yol açan yasa sonrası iki ülke ilişkilerinin nasıl bir seyir izleyeceği merak konusu olmakla beraber bu ikilinin aralarındaki ekonomik-siyasi-askeri-kültürel ilişkiler ezilen ve emekçilere karşı “ebedi dostluklarının” kolay kolay bozulmayacağına işaret ediyor. Ermeni Soykırımı’nı 2001 yılında tanıdı TC devleti tarafından büyük bir tepkiyle karşılanan Ermeni Soykırımı, Fransa tarafından 2001 yılında tanınmıştı. Son yasayla beraber bu Ermeni Soykırımı’nı inkar edenlerin cezalandırılması öngörülüyor. İki ülke ilişkilerine 11 yıldır hiçbir şekilde etki etmeyen bu meselenin aniden büyük bir siyasi hesaplaşma haline dönüştürülmesi esasta iki ülke siyasetçilerinin de kendi çıkarları gereği Ermeni Soykırımı’nı kullandıklarının en bariz göstergesidir. Fransa ve TC tarihine baktığımız zaman gerek kendi halklarına gerekse başka uluslara, milliyetlere karşı yapılan katliamlarda ortak bir paydada buluştuklarını görmekteyiz. TC, Fransa ile ilişkilerini kesebilir mi? Ermeni Soykırımı’nı inkar edenlerin cezalandırılmasını sağlayacak olan yasanın onaylanması sonrası Fransa’ya yönelik tehditler savuran Erdoğan ve AKP’li şurekası, çeşitli yaptırımların uygulanacağını söyleyerek Fransa’yı zor günlerin beklediğini ifade ediyorlar. Peki gerçekten durum böyle mi? Hatırlanırsa, Mavi Marmaray olayı sonrası da İsrail ile gerginlik yaşayan TC devleti, İsrail’e yönelik tehditler savurarak yaptırım uygulayacağını söylemişti. Bu tehditlerden sonra bir kez daha ortaya çıktı ki, bırakalım yaptırım uygulamayı iki ülke arasında var olan ekonomik-askeri-siyasi ilişkiler daha da perçinleşmişti. Keza Fransa’ya karşı havada uçuşan tehditlerin bir anlamı bulunmamaktadır. Kısaca Fransa ve TC arasındaki ilişkilere göz atınca bunun neden olamayacağını da anlamış olacağız. |

