Yazarın Diğer Yazıları

next
prev
Kaddafi 2. Ömer Muhtar Oldu

Tunus’ta “Yasemin Devrimi” adı altında halk hareketiyle başlayan süreç aradan geçen on ayın nihayetinde, Libya’da vahşet ve iğrenç bir manzaraya dönüştü. ABD elebaşılığındaki emperyalizmin açık işgaline karşı direnen Kaddafi son kalesi Sirtede düşünce, alçakça katledildi. Yaklaşık 8 milyon nüfusa,1.5 trilyon metreküplük zengin gaz ve 50 milyar varil kaliteli beyaz petrol rezervlerine sahip Libya’nın lideri, zenginliklerini emperyalizme peşkeş çekmediği için yok edildi. Böylece 1931’de İtalyan işgaline karşı direnirken yakalanıp idam edilen Ömer Muhtar’dan sonra 2011’de, ABD elebaşılığındaki emperyalizmin açık işgaline karşı sözünde durup sonuna kadar direnen Kaddafide katledildi. Libya Arap halkının tarihinde 2.Ömer Muhtar payesini kazandı.
1969 senesinde Kral 1.İdris’e karşı askeri darbe yaparak iktidara el koyan Kaddafi, yüzlerce aşiretin birliğini sağlayarak iktidarının ilk 20 senesinde Arap birliği ve milliyetçiliği için çalıştı. Bağlantısız devletlerle birlikte ırkçılığa sömürgeciliğe ve sömürüye karşı tavır aldı. Dünyadaki tüm anti-emperyalist hareketleri destekledi. İngiliz askeri üslerini ülkeden çıkarıp petrol şirketlerini millileştirdi.1986 senesi Kaddafi’nin otoriter-totaliter yönetimi için kırılma anı oldu. Bu tarihte ABD’nin Libya’yı bombalaması ve 1988’de İskoçya üzerinde düşürülen uçağa Libya vatandaşının bomba koyduğunun anlaşılması üzerine iktidarı kaybetmekten korkup politik çizgisini değiştirdi. ABD ile uzlaşma yoluna gitti. Kaddafi’nin işbirliği çabalarına rağmen ABD ve uşakları hiçbir zaman ona güven duymadı ve stratejik plan doğrultusunda rejimin altını oymaya devam ettiler.
Libya işgalini analiz edebilmek için “olay”ın iki boyutunu gözden kaçırmamak gerekiyor. Birinci boyut 1989’ dan sonra ABD hegemonyasının gerilemesinin hızlanması.  Berlin duvarı çöktükten sonra ABD elebaşılığındaki emperyalist-kapitalist sistem iç bütünlüğünü kaybetmeye, çok kutupluluk tartışması güçlenmeye başladı. Asya krizi, köpüğün patlaması sistemin ekonomik model ayağını çökertti. Sistemin restorasyonunun olanaksızlığı karşısında Bush döneminde  “imparatorluk projesi” gündeme getirildi. Bu proje rakip bir hegemonyacı gücün yükselmesini engelleyebilmek için ABD’nin yıkıcı gücüne (kinetik güç) dayanarak, hem Batı Bloğu’nu birleştirmeyi hem de Kuzey Afrika ve Ortadoğu bölgesini yeniden düzenlemeyi amaçlıyordu. Irak işgali bu amaç için seçilse de başarılı olunamadı. İkinci boyutuysa Arap dünyasının Ortadoğu, Afrika coğrafyalarının kesiştiği ortak noktada olmasıdır. ABD’nin tepe üstü gitmekte olan askeri, siyasi ve ekonomik üstünlüğü buradan hareketle korunabilirdi. Libya yerine başkaca bir Kuzey Afrika ülkesi de olabilirdi. Ancak Libya’nın siyasi, toplumsal yapısı, Fransa, İtalya gibi iki ülkenin yaşamsal çıkarları alanına girmesi gibi özellikleri onu yapılan operasyonun ilk hedefi haline getirdi.
Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) esas olarak ABD’nin kinetik gücünün yetersizliği, Suudi Arabistan, Mısır yönetimlerinin muhalefetini aşamaması ve Kuzey Afrika’da Fransa-Almanya’yı, bölgedeki egemen sınıfları yok saydığından başarısızlığa uğradı. Bu zaaflar Libya operasyonunda Arap Birliği ülkelerinin onayının alınması, Fransa-İtalya’nın operasyona dahil edilmesi ötesinde El-Kaide fraksiyonlarını da (Selefi gruplar) NATO yanında savaşa çekerek aşıldı. El.-Kaide’ye 1997’de katılan Libya İslamcı Savaş Grubu komutanları (Escobar, Belhac ve adamları) Trablus’a getirilmeden 2 ay önce ABD özel kuvvetleri tarafından eğitildi. ABD’nin Libya harekatı, Kuzey Afrika üzerinde hak iddia eden ve Tunus’ta mevzi kaybeden Fransa’nın önderliğiyle NATO şemsiyesi altında yapıldı. ABD sürece elektronik istihbarat olanakları, Tomohawk füzeleri ve B-52 uçaklarıyla katıldı. Daha birkaç sene önce Kaddafi’den madalya alan, methiyeler düzen Başbakan Erdoğanda bombardımanların ilk günlerinde NATO’nun Libya’da ne işi var derken hemen dönüş yaparak Kaddafi döneminde var olan ticari ilişkiler düzeyini yakalamak, üstüne çıkmak daha doğrusu parsa kapmak derdiyle işgale fiili olarak katıldı.(Ahde vefa ilkesine ne oldu acaba? )
NATO’nun Libya operasyonu emperyalizmin zengin enerji kaynaklarına, doğal zenginliklere ulaşmayı hedeflemesinin ötesinde Çin’in Afrika’daki yayılmasının aşamalarında getireceği askeri yapılanmaları karşılayacak bir konumda olmak için AfriCom’un merkezini Libya’ya getirerek ABD’nin Afrika’ya girişinin yeni bir ivme kazanmasını da sağlayacaktır. Buna ilaveten İran, Suriye ve Hizbullah’a karşı El Kaide’yi de içine alacak NATO-Sünni İslam ittifakı kurulduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
Kaddafi’nin katledilmesiyle Erdoğan’ın da söylediği gibi Libya’ya demokrasi, özgürlük,  insan hakları gelmeyecek aksine büyük kaosla karşılaşılacaktır. Aşiretlere dayanan mozaik yapısı olan Libya’da birliği sağlayacak Kaddafi gibi bir liderin olmaması, başkaldıranların farklı siyasal ve ideolojik gruplardan oluşmasının getireceği rekabet, Libya Arap halkının birbirini boğazlama tehlikesini bağrında taşıyor. Yeni süreçte birliğin ve istikrarın sürdürülmesinin zorlaşması karşısında Libya’nın bölünmesi veya iç savaşa sürüklenmesi beklenebilir olasılıktır. Kaddafi’nin otoriter-totaliter yönetimine son verenler için esas zor iş galiba şimdi başlıyor.

 
Share