|
Enerji Yolları Oyunu: NABUCCO |
|
Hazar gazını Avrupa’ya taşıması planlanan ve Batı’nın Rusya’ya olan enerji bağımlılığını azaltmayı amaçlayan Türkiye-Avusturya (NABUCCO) projesinde, proje destek anlaşması (PSA) geçen hafta imzalandı. Anlaşma imzaları Nabucco şirketleri ve 5 transit ülke olan Avusturya, Bulgaristan, Macaristan, Romanya ve Türkiye’nin ilgili bakanlıkları tarafından seçim öncesi atıldı. Ne var ki 2002’den beri çok konuşulan Nabucco hattı projesi hala büyük zorluklar hatta engellerle karşı karşıya. Bu proje aslında Batı’nın ve pek tabi ABD’nin duyduğu ihtiyaçtan doğdu. Avrupalılar Ukrayna’nın başına gelenlerden sonra enerji konusunda Rusya’ya bağımlı kalmak istemiyorlar. Bilindiği üzere 2006 senesinde ortaya çıkan krizde Rusya Ukrayna’ya giden enerji hatlarının vanasını kapatınca Avrupa’ya giden doğalgazın yüzde sekseni kesilmişti. Krizden sonra Avrupa farklı enerji kaynakları ve yolları için alternatifler aramaya başladı. Hazar bölgesinden gelip Rusya’yı by-pass ederek Türkiye’den geçip Avrupa’ya gidecek Nabucco gaz projesi de bunlardan birisi. Proje 12 milyar euroya mal olacak. Şahdeniz’deki yatırım için öngörülen 22 milyar dolarlık yatırım ile birlikte toplam maliyet 40 milyar euro. 3300 kilometre uzunluğundaki bu hattan başlangıçta 13 milyar metreküp gaz sevk edilecek. Bu rakam Türkmenistan ve diğer ülkelerin katkısıyla 2020 yılında 31 milyar metreküpe çıkacak. Ancak projenin gerçekleşmesinin önünde pek çok ekonomik, teknik ve siyasal zorluklar var. Projenin mevcut haliyle rantabl olmaması, kaynak yetersizliği ve Avrupa’da kullanılan gazın yüzde beşini karşılayacak olması bunlardan birkaçı. ENERJİDE SOĞUK SAVAŞ Enerji kaynaklarına egemen olma mücadelesi 20. yüzyıla damgasını vurdu. Ortadoğu ve Kafkasya’da büyük çekişmelere neden olan mücadeleler sonucu yeni ulus devletler ve sınırlar yaratıldı. Ağırlıklı olarak Osmanlı coğrafyasında yürütülen bu mücadele, soğuk savaş şartlarında enerji kaynaklarının iki emperyalist kamp arasında paylaşılmasıyla nispi bir sükunet havasına girdi. Ancak Sovyet emperyalizminin çöküşünden sonra kaldığı yerden devam ediyor. ABD elebaşılığındaki emperyalizm tarafından Afganistan-Irak işgalleri büyük oyunun daha acımasız ve artan bir şiddetle sürdüğünü gösteriyor. Doğalgaz ve petrol kaynakları bakımından Ortadoğu ve İran’dan sonra en zengin kaynaklar Rusya Federasyonu ve Hazar havzasında bulunuyor. Hazar havzası bir Ortadoğu olmamakla beraber Batı’nın elindeki en önemli petrol sahası olan ve yakında tükenecek Kuzey Denizi’nin yerini almaya adaydır. Günümüzde yapılan kavga Hazar kaynaklarının hangi yoldan Batı’ya ulaştırılacağıdır. Rusya, Hazar kıyısı doğal gaz kaynaklarının kendi topraklarından geçirilmesini sağlama ve Orta Asya cumhuriyetlerindeki petrol ve doğalgazın çıkışını kontrol altında tutmaya çabalarken ABD, boru hatlarının Rusya’nın denetimi altında olmayan topraklardan geçirilmesini sağlayarak Rusya’nın küresel enerji satrancında önemli oyuncu olma rolünü elinden almanın peşinde. Türkiye ise muhayyel boru hatlarının kendi topraklarından geçmesini sağlayarak önemli bir terminal ülkesi olup gelir elde etme ve stratejik derinliğini arttırmak istiyor. Azerbaycan, Türkmenistan, G.Kürdistan ve ileride dahil edeceği İran gazını Türkiye üzerinden Batı’ya aktaracak Nabucco böyle bir proje. 2007 yılı Mayıs ayında Rus lideri Putin Kazakistan ve Türkmenistan’ı ziyaret ederek müşterek bir “niyet anlaşması” imzaladı. Bu protokolle hedeflenen eski Sovyet boru hattıyla Rusya üzerinden gazını satan Türkmenistan’ın, yeni boru hattı ve en yüksek fiyattan daha fazla gazı Gazprom’a sağlaması, Avrupa ülkelerinin enerji sektöründe Rusya karşıtı ittifak oluşturmasının önüne geçmekti. Yani Türkmenistan’ın Nabucco’ya kaynak oluşturmasının önüne geçmek. Ancak 2009 yılında Türkmenistan Devlet Başkanı Berdimuhammedov’un Moskova ziyaretinde, iki yıl önce Putin ile imzaladıkları AB destekli Trans Hazar Doğalgaz Boru Hattı Projesi’ne bu kez imza atmaması güçler arasındaki mücadelenin halen devam ettiğine işaret etmekte. Rusya buna ilaveten Nabucco projesinin önünü kesebilmek için, halen inşaatı devam eden “kuzey hattına” ilaveten Karadeniz altından geçirip Bulgaristan üzerinden Avrupa’ya gaz taşıyacak “Güney akım” projesini de imza aşamasına getirmiş bulunuyor. Doğalgaz rezervinin yetersiz olmasına karşın Azerbaycan bugün için Nabucco Projesi’nin tek gaz tedarikçi ülkesi. Diğer iki ülke Türkmenistan ve Kazakistan’ın mevcut siyasal konjonktürde değişiklik olmazsa Rusya’dan bağımsız hareket etmeleri pek mümkün görülmüyor. Türkiye bu boşluğun 6-7 sene içerisinde G.Kürdistan doğalgazı ile doldurulabileceğini iddia etse de bölgede siyasal olarak belirsizlik sürüyor. İran’ın ABD’ye rağmen Nabucco’ya gaz tedarik etmesi de olası görünmüyor. Ayrıca bu projeye destek verenlerin İran’a siyasal anlamda güven duymaları da gerekiyor ki bu ortam şu anda yok. Almanya’nın, AB’nin 250 milyon euro vermeyi taahhüt ettiği Nabucco finansman paketinden desteğini çekmesi, AB’nin Nabucco’yu öncelikli projeler listesinden çıkarması, Azerbaycan Devlet Başkanı Aliyev’in Rus devlet şirketi Gazprom ile anlaşma muhtırası imzalaması, Nabucco lider firması Avusturya petrol şirketi OMV’nin elinde bulunan Macar petrol şirketi MOL’ün hisselerini Rus petrol şirketi Surgutneftegas’a satması Nabucco’nun yaşama geçmesi bir yana artık Rusya dışı bir hat olma iddiasından da uzaklaştığını gösteriyor.
|