|
Son iki aydır Ortadoğu’da gerçekleşen olaylar emperyalizmin niteliğini, petrol için neleri göze alıp yapabileceğini ve riyakarlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Libya ve Bahreyn’de olanlar insanı insanlığından utandırma boyutunda. “İnsan hakları” sahte gerekçesiyle Libya’ya hava saldırıları başlarken geçen hafta, haftalardır devam eden Şii ağırlıklı ayaklanmayı kanlı bir şekilde bastırmak üzere önce 1000 asker ve zırhlı araçlarla, helikopterlerle Suudi Arabistan ordusu, ardından Kuveyt dahil körfez ülkelerinden askerler ve tanklar eşliğinde Bahreyn işgal ettirildi. Böylece bölgedeki Sünni-Şii gerginliği bir derece daha yükseldi. Ancak ne gariptir ki Tunus, Mısır, Libya’da halkın bir kısmının “değişim isteğini” destekleyen ve hatta iç dinamikler kafi gelmeyince Libya’ya karşı askeri güç kullanan ABD elebaşılığındaki emperyalizmden tek ses gelmedi. Zaten Kral Halifa’da dış müdahaleden korkmuyor. Çünkü ABD ve Batı’nın yakın dostu. Bahreyn, Orta Doğu’da Basra Körfezi’nde, Arabistan Yarımadası kıyısı açıklarında Bahreyn adası ile 30 kadar küçük adadan oluşan bir takım adada yer alan ülkedir. Yüzölçümü 665 km2, nüfusu 750.000 kişidir. Doğal kaynakları petrol, doğalgaz, incidir. Nüfusunun % 67’si Şii Müslüman, % 37’si Sünni Müslüman’dır. Mutlak monarşi ile yönetilir. Ekonomisi büyük ölçüde petrole bağımlıdır. ABD’nin 5. filosu Bahreyn’de konuşlanmış olup çok uluslu şirketler için önemli bir merkezdir. Suudi Arabistan’ın Bahreyn, Umman (nüfusun % 17’si Şii ) Yemen gibi Şii yoğunluklu komşularının, ayaklanmanın etkisi altına girmesi Suudi rejimini fena halde etkiledi. Suudi rejimi, civarındaki isyanların kendi halkını etkilemesinden korkuyor. Suudi Arabistan’ın toplam nüfusu içerisinde payları %15 olmakla beraber en önemli petrol kuyularının olduğu bölgede Şii’lerin yaşıyor olması rejim için alarm zillerini çaldırıyor. Şii nüfusun henüz isyan dalgasına dönüşmemiş olsa da protesto gösterileri düzenlemeye başlaması gelen fırtınanın habercisi gibi. Irak işgali ve Lübnan’daki son hükümet değişikliğinden sonra Ortadoğu’daki dengelerin Şii İran lehine değişmeye başlaması, Bahreyn ve Umman gibi Şii nüfusunun yoğun olduğu ülkelerde başlayan halk ayaklanmaları, İran’ın destekler politikaları emperyalist/kapitalist sistemi fena halde ürkütüyor. Çünkü isyanların bölgedeki Sünni yapılanmanın ve emperyalizmin temel dayanağı bölgenin en gerici rejimi Suudi rejimini etkilemesinden, üretimin aksamasından korkuyorlar. ABD elebaşılığındaki emperyalizmin gelişimini devam ettirebilmesi için, enerji arzının devamlılığı ve istikrarı hayati önem taşıyor. Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinin Dünya üretimindeki payı 2007 verilerine göre yüzde 35 olurken 2020’de yüzde 43’e ulaşması bekleniyor. Bu veriler enerji arzı ve fiyat istikrarında, sistemin bu ülkelerin ürettikleri petrole bağımlı olduğunu gösteriyor. Diğer yandan Suudi Arabistan emperyalist efendilerin kurduğu sistemin devam edebilmesinde de en önemli taşıyıcı unsur. Zira petrol fiyatlarındaki ani bir artışı engelleyebileceği varsayılan ek kapasite sadece Suudi Arabistan’da mevcut. (Günde 3-3.5 milyon varil.) Bahreyn her ne kadar bir petrol ülkesi olsa da Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerine işgal ettirilmesindeki esas neden, bölgedeki Şii isyanlarının sonucunda İran’ın bölgedeki nüfuzunun daha da artmasının engellenmesi, kurulacak Suudi Arabistan eksenli yeni düzenin devamının sağlanması ve sonuç olarak efendilerin enerji bağlamında arz güvenliği ve fiyat istikrarının teminidir. Son 2 aydır bölgedeki gelişmeler gözlemlendiğinde Ortadoğu’nun eskisinden farklı bir zemine sokulduğunu müşahede etmek zor olmasa gerek. Rusya ve Çin başta olmak üzere diğer bölge dışı büyükler de bu dönüşüme şimdilik ses çıkarmıyorlar. Bir tarafta İran’ın bölgede artan Şii etkisine karşı, Sünni bir yeniden yapılanma gerçekleştirilirken, diğer yandan Irak ve Sudan’dan sonra Libya’nın da bölünmesi gündemde. Gerçekleştirilmek istenenin etnik ve mezhebe dayalı ayrıştırmaların ılımlı İslami yapı ile harmanlanarak yeni Ortadoğu yapılanmasının dayanaklarının meydana getirilmesi olduğu analizini yapmak hatalı olmayacaktır.
|